revelator

[US]/ˈrɛv.ə.leɪ.tər/
[UK]/ˈrɛv.ə.leɪ.tər/
Frequency: Very High

Translation

n. bir şeyi, özellikle ilahi bir gerçeği açığa çıkaran veya bildiren kişi

Phrases & Collocations

divine revelator

ilahi vahiy

truth revelator

hakikat vahiy

spiritual revelator

manevi vahiy

mystical revelator

mistik vahiy

hidden revelator

gizli vahiy

sacred revelator

kutsal vahiy

prophetic revelator

peygamberi vahiy

cosmic revelator

kozmik vahiy

moral revelator

ahlaki vahiy

universal revelator

evrensel vahiy

Example Sentences

the book serves as a revelator of hidden truths.

kitap, gizli gerçekleri ortaya çıkaran bir açığayıcıdır.

in many cultures, the prophet is seen as a revelator.

birçok kültürde peygamber bir açığayıcı olarak görülür.

her art is a revelator of societal issues.

onun sanatı toplumsal sorunları açığa vuran bir açığayıcıdır.

the documentary acted as a revelator of the environmental crisis.

belgesel, çevresel krizin açığayıcısı olarak işlev gördü.

he considers himself a revelator of spiritual knowledge.

kendisini manevi bilgiyi açığa vuran bir açığayıcı olarak görüyor.

the scientist's findings were a revelator for future research.

bilim insanının bulguları gelecekteki araştırmalar için bir açığayıcı oldu.

her speech was a revelator of the community's struggles.

onun konuşması topluluğun mücadelelerini açığa vuran bir açığayıcıydı.

the film serves as a revelator of historical events.

film, tarihi olayları açığa vuran bir açığayıcıdır.

he wrote a revelator that changed people's perspectives.

insanların bakış açısını değiştiren bir açığayıcı yazdı.

the artist's work is a revelator of cultural identity.

sanatçının çalışması kültürel kimliğin açığayıcısıdır.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now