| Present Participle | revivifying |
| Past Tense | revivified |
| Third Person Singular | revivifies |
| Past Participle | revivified |
Mine reclamation can revivify the utilization function of mining land, protect the forming land and renovate the ecologic environment.
Madencilik arazilerinin kullanım işlevini yeniden canlandırmak, oluşum arazisini korumak ve ekolojik çevreyi yenilemek için maden ıslahı kullanılabilir.
The artist's new painting aims to revivify the traditional art form.
Sanatçının yeni tablosu, geleneksel sanat formunu yeniden canlandırmayı amaçlıyor.
Music has the power to revivify memories from the past.
Müzik, geçmişten gelen anıları yeniden canlandırma gücüne sahiptir.
A change of scenery can revivify the mind and spirit.
Ortam değişikliği zihni ve ruhu canlandırabilir.
The company's new marketing strategy is expected to revivify its brand image.
Şirketin yeni pazarlama stratejisinin marka imajını yeniden canlandırması bekleniyor.
The rain helped revivify the wilted plants in the garden.
Yağmur, bahçedeki solmuş bitkileri yeniden canlandırmaya yardımcı oldu.
A good night's sleep can revivify one's energy levels.
İyi bir gece uykusu enerjiyi yeniden canlandırabilir.
Exercise can revivify the body and improve overall health.
Egzersiz, vücudu canlandırabilir ve genel sağlığı iyileştirebilir.
The revival of interest in traditional crafts has helped to revivify local economies.
Geleneksel el sanatlarına olan ilginin yeniden canlanması, yerel ekonomileri canlandırmaya yardımcı oldu.
Learning a new language can revivify the brain and enhance cognitive abilities.
Yeni bir dil öğrenmek, beyini canlandırabilir ve bilişsel yetenekleri geliştirebilir.
Traveling to new places can revivify the soul and inspire creativity.
Yeni yerlere seyahat etmek, ruhu canlandırabilir ve yaratıcılığı ilham verebilir.
Mine reclamation can revivify the utilization function of mining land, protect the forming land and renovate the ecologic environment.
Madencilik arazilerinin kullanım işlevini yeniden canlandırmak, oluşum arazisini korumak ve ekolojik çevreyi yenilemek için maden ıslahı kullanılabilir.
The artist's new painting aims to revivify the traditional art form.
Sanatçının yeni tablosu, geleneksel sanat formunu yeniden canlandırmayı amaçlıyor.
Music has the power to revivify memories from the past.
Müzik, geçmişten gelen anıları yeniden canlandırma gücüne sahiptir.
A change of scenery can revivify the mind and spirit.
Ortam değişikliği zihni ve ruhu canlandırabilir.
The company's new marketing strategy is expected to revivify its brand image.
Şirketin yeni pazarlama stratejisinin marka imajını yeniden canlandırması bekleniyor.
The rain helped revivify the wilted plants in the garden.
Yağmur, bahçedeki solmuş bitkileri yeniden canlandırmaya yardımcı oldu.
A good night's sleep can revivify one's energy levels.
İyi bir gece uykusu enerjiyi yeniden canlandırabilir.
Exercise can revivify the body and improve overall health.
Egzersiz, vücudu canlandırabilir ve genel sağlığı iyileştirebilir.
The revival of interest in traditional crafts has helped to revivify local economies.
Geleneksel el sanatlarına olan ilginin yeniden canlanması, yerel ekonomileri canlandırmaya yardımcı oldu.
Learning a new language can revivify the brain and enhance cognitive abilities.
Yeni bir dil öğrenmek, beyini canlandırabilir ve bilişsel yetenekleri geliştirebilir.
Traveling to new places can revivify the soul and inspire creativity.
Yeni yerlere seyahat etmek, ruhu canlandırabilir ve yaratıcılığı ilham verebilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir