riddling

[US]/ˈrɪd.lɪŋ/
[UK]/ˈrɪd.lɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

adj. gizemli veya kafa karıştırıcı
n. filtreleme veya eleme eylemi

Phrases & Collocations

riddling question

bulmaca sorusu

riddling mystery

bulmaca gizemi

riddling puzzle

bulmaca bulmacası

riddling challenge

bulmaca meydan okuması

riddling riddle

bulmaca bilmecesi

riddling game

bulmaca oyunu

riddling tale

bulmaca masalı

riddling statement

bulmaca beyanı

riddling clue

bulmaca ipucu

riddling thought

bulmaca düşüncesi

Example Sentences

his riddling remarks left everyone confused.

Onun bilmecemsi yorumları herkesi şaşkına çevirdi.

the riddling nature of the puzzle intrigued the participants.

Bulmacanın bilmecemsi yapısı katılımcıları büyüledi.

she enjoyed riddling her friends with tricky questions.

Zor sorularla arkadaşlarını kafa karıştırmaktan keyif aldı.

his riddling behavior made it hard to understand his true intentions.

Onun bilmecemsi davranışları, gerçek niyetini anlamayı zorlaştırdı.

the artist's work was full of riddling symbols.

Sanatçının çalışması bilmecemsi sembollarla doluydu.

they spent hours riddling through the old documents.

Saatlerce eski belgelerin arasından geçtiler/araştırdılar.

his riddling stories kept the audience engaged.

Onun bilmecemsi hikayeleri seyircinin ilgisini canlı tuttu.

the riddling clues led them on a wild goose chase.

Bilmecemsi ipuçları onları boş bir kovalama yoluna sürükledi.

riddling questions often spark interesting conversations.

Bilmecemsi sorular genellikle ilginç konuşmaları başlatır.

she has a talent for riddling her way out of tough situations.

Zor durumlardan kurtulmak için kafa karıştırma konusunda yetenekli.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now