rigidified

[US]/rɪdʒɪdɪfaɪd/
[UK]/rɪdʒɪdɪfaɪd/

Translation

vt. bir şeyi sert veya sabit hale getirmek
vi. sert veya sabit hale gelmek

Phrases & Collocations

rigidified structure

katılaştırılmış yapı

rigidified material

katılaştırılmış malzeme

rigidified form

katılaştırılmış biçim

rigidified surface

katılaştırılmış yüzey

rigidified state

katılaştırılmış durum

rigidified layer

katılaştırılmış tabaka

rigidified design

katılaştırılmış tasarım

rigidified process

katılaştırma işlemi

rigidified element

katılaştırılmış eleman

rigidified phase

katılaştırılmış faz

Example Sentences

the artist's style has rigidified over the years.

sanatçının tarzı yıllar içinde katılaşmıştır.

his opinions have rigidified, making discussions difficult.

onun fikirleri katılaşmış, bu da tartışmayı zorlaştırmıştır.

as the rules rigidified, creativity was stifled.

kurallar katılaştıkça yaratıcılık engellenmiştir.

her rigidified beliefs prevented her from seeing other perspectives.

onun katılaşmış inançları onu farklı bakış açılarını görmekten alıkoymuştur.

the organization's policies have rigidified over time.

kurumun politikaları zamanla katılaşmıştır.

his approach to problem-solving has rigidified into a routine.

sorun çözme yaklaşımı bir rutin haline dönüşerek katılaşmıştır.

the framework rigidified, leaving no room for innovation.

çerçeve katılaşmış, yenilik için yer bırakmamıştır.

as society rigidified, individual freedoms were compromised.

toplum katılaştıkça bireysel özgürlükler kısıtlanmıştır.

his rigidified attitude made it hard to adapt to change.

onun katılaşmış tutumu değişime uyum sağlamayı zorlaştırmıştır.

the company's culture rigidified, discouraging new ideas.

şirketin kültürü katılaşmış, yeni fikirleri cesaretlendirmemiştir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now