| Plural | rollies |
rolly polly
rolly polly
rolly ball
rolly top
rolly toy
rolly oyuncak
rolly ride
rolly sürüş
rolly chair
rolly sandalye
rolly wave
rolly dalga
rolly cart
rolly araba
rolly path
rolly yol
rolly snack
rolly atıştırmalık
rolly game
rolly oyun
the children had a rolly time at the park.
Çocuklar parkta çok eğlenceli vakit geçirdiler.
she bought a rolly suitcase for her trip.
Seyahati için rolley bir valiz aldı.
his jokes always make the party feel rolly.
Şakaları her zaman partiye neşeli bir hava katıyor.
the rolly hills are perfect for hiking.
Eğimli tepeler yürüyüş için mükemmel.
they enjoyed a rolly ride on the amusement park's roller coaster.
Lunaparkın roller coaster'ında çok eğlenceli bir sürüş yaptılar.
her laughter was so rolly that it spread to everyone.
Kahkahası o kadar neşeliydi ki, herkesi sardı.
we had a rolly debate about the best pizza toppings.
En iyi pizza malzemeleri hakkında neşeli bir tartışma yaptık.
he prefers a rolly chair while working at his desk.
Masa başında çalışırken döner bir sandalye tercih ediyor.
the baby had a rolly laugh that brightened the room.
Bebek odayı aydınlatan neşeli bir kahkaha attı.
they planned a rolly picnic by the lake.
Göl kenarında neşeli bir piknik planladılar.
rolly polly
rolly polly
rolly ball
rolly top
rolly toy
rolly oyuncak
rolly ride
rolly sürüş
rolly chair
rolly sandalye
rolly wave
rolly dalga
rolly cart
rolly araba
rolly path
rolly yol
rolly snack
rolly atıştırmalık
rolly game
rolly oyun
the children had a rolly time at the park.
Çocuklar parkta çok eğlenceli vakit geçirdiler.
she bought a rolly suitcase for her trip.
Seyahati için rolley bir valiz aldı.
his jokes always make the party feel rolly.
Şakaları her zaman partiye neşeli bir hava katıyor.
the rolly hills are perfect for hiking.
Eğimli tepeler yürüyüş için mükemmel.
they enjoyed a rolly ride on the amusement park's roller coaster.
Lunaparkın roller coaster'ında çok eğlenceli bir sürüş yaptılar.
her laughter was so rolly that it spread to everyone.
Kahkahası o kadar neşeliydi ki, herkesi sardı.
we had a rolly debate about the best pizza toppings.
En iyi pizza malzemeleri hakkında neşeli bir tartışma yaptık.
he prefers a rolly chair while working at his desk.
Masa başında çalışırken döner bir sandalye tercih ediyor.
the baby had a rolly laugh that brightened the room.
Bebek odayı aydınlatan neşeli bir kahkaha attı.
they planned a rolly picnic by the lake.
Göl kenarında neşeli bir piknik planladılar.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir