| Plural | romanzas |
romanza song
romanza şarkısı
romanza style
romanza tarzı
romanza theme
romanza teması
romanza dance
romanza dansı
romanza story
romanza hikayesi
romanza art
romanza sanatı
romanza night
romanza gecesi
romanza scene
romanza sahnesi
romanza love
romanza aşkı
romanza moment
romanza anı
she wrote a beautiful romanza for the piano.
O, piyano için güzel bir romanza yazdı.
the romanza was performed at the concert last night.
Römans, dün geceki konserde seslendirildi.
he loves listening to classical romanza during his free time.
Boş zamanlarında klasik romanza dinlemeyi seviyor.
the romanza captures the essence of love and longing.
Römans, aşk ve özlemin özünü yakalıyor.
she dedicated her latest romanza to her late grandmother.
Son romanzasını vefat etmiş büyükannesine adadı.
the composer is known for his romantic romanza.
Besteci, romantik romanslarıyla tanınıyor.
they danced gracefully to the soft notes of the romanza.
Römansın yumuşak notalarına göre zarifçe dans ettiler.
her performance of the romanza left the audience in awe.
Römans yorumu, seyircide hayranlık uyandırdı.
the romanza is a staple in many classical music playlists.
Römans, birçok klasik müzik çalma listesinde vazgeçilmezdir.
he often plays the romanza to relax after a long day.
Uzun bir günün ardından rahatlamak için sık sık romansı çalar.
romanza song
romanza şarkısı
romanza style
romanza tarzı
romanza theme
romanza teması
romanza dance
romanza dansı
romanza story
romanza hikayesi
romanza art
romanza sanatı
romanza night
romanza gecesi
romanza scene
romanza sahnesi
romanza love
romanza aşkı
romanza moment
romanza anı
she wrote a beautiful romanza for the piano.
O, piyano için güzel bir romanza yazdı.
the romanza was performed at the concert last night.
Römans, dün geceki konserde seslendirildi.
he loves listening to classical romanza during his free time.
Boş zamanlarında klasik romanza dinlemeyi seviyor.
the romanza captures the essence of love and longing.
Römans, aşk ve özlemin özünü yakalıyor.
she dedicated her latest romanza to her late grandmother.
Son romanzasını vefat etmiş büyükannesine adadı.
the composer is known for his romantic romanza.
Besteci, romantik romanslarıyla tanınıyor.
they danced gracefully to the soft notes of the romanza.
Römansın yumuşak notalarına göre zarifçe dans ettiler.
her performance of the romanza left the audience in awe.
Römans yorumu, seyircide hayranlık uyandırdı.
the romanza is a staple in many classical music playlists.
Römans, birçok klasik müzik çalma listesinde vazgeçilmezdir.
he often plays the romanza to relax after a long day.
Uzun bir günün ardından rahatlamak için sık sık romansı çalar.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir