'You rotter! ’I laughed.
‘Pislik! Dediğimde güldüm.
He's a real rotter, always causing trouble.
O gerçekten tam bir pislik, sürekli başını belaya sokuyor.
Don't trust that rotter, he's known for cheating.
O pisliğe güvenme, hile yapmasıyla tanınıyor.
She finally realized he was a rotter after he lied to her.
Ona yalan söylediğini anladıktan sonra onun tam bir pislik olduğunu fark etti.
The rotter stole my wallet when I wasn't looking.
Gözümün önünde cüzdanımı çalan o pislikti.
Everyone knew he was a rotter, but no one dared to confront him.
Herkes onun tam bir pislik olduğunu biliyordu, ancak kimse onunla yüzleşmeye cesaret etmedi.
The rotter tried to blame his mistakes on others.
O pislik, hatalarını başkalarına yüklemeye çalıştı.
She broke up with him when she found out he was a rotter.
Onun tam bir pislik olduğunu öğrenince ayrıldı.
The rotter always had a sneaky look in his eyes.
O pisliğin gözlerinde her zaman gizemli bir ifade vardı.
He's a smooth-talking rotter, always trying to manipulate people.
O, her zaman insanları manipüle etmeye çalışan, ağzı bozuk bir pislik.
The rotter's true nature was revealed when he betrayed his friends.
Onun gerçek doğası, arkadaşlarını ihanet ettiğinde ortaya çıktı.
'You rotter! ’I laughed.
‘Pislik! Dediğimde güldüm.
He's a real rotter, always causing trouble.
O gerçekten tam bir pislik, sürekli başını belaya sokuyor.
Don't trust that rotter, he's known for cheating.
O pisliğe güvenme, hile yapmasıyla tanınıyor.
She finally realized he was a rotter after he lied to her.
Ona yalan söylediğini anladıktan sonra onun tam bir pislik olduğunu fark etti.
The rotter stole my wallet when I wasn't looking.
Gözümün önünde cüzdanımı çalan o pislikti.
Everyone knew he was a rotter, but no one dared to confront him.
Herkes onun tam bir pislik olduğunu biliyordu, ancak kimse onunla yüzleşmeye cesaret etmedi.
The rotter tried to blame his mistakes on others.
O pislik, hatalarını başkalarına yüklemeye çalıştı.
She broke up with him when she found out he was a rotter.
Onun tam bir pislik olduğunu öğrenince ayrıldı.
The rotter always had a sneaky look in his eyes.
O pisliğin gözlerinde her zaman gizemli bir ifade vardı.
He's a smooth-talking rotter, always trying to manipulate people.
O, her zaman insanları manipüle etmeye çalışan, ağzı bozuk bir pislik.
The rotter's true nature was revealed when he betrayed his friends.
Onun gerçek doğası, arkadaşlarını ihanet ettiğinde ortaya çıktı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir