ruddier

[US]/ˈrʌdɪə/
[UK]/ˈrʌdiər/

Translation

adj. kızılmsı olanın karşılaştırmalı hali

Phrases & Collocations

ruddier cheeks

daha kırmızı yanaklar

ruddier complexion

daha kırmızı ten rengi

ruddier glow

daha kırmızı parlaklık

ruddier appearance

daha kırmızı görünüm

ruddier skin

daha kırmızı cilt

ruddier lips

daha kırmızı dudaklar

ruddier tones

daha kırmızı tonlar

ruddier hues

daha kırmızı tonlar

ruddier shades

daha kırmızı tonlar

ruddier highlights

daha kırmızı vurgular

Example Sentences

her cheeks were ruddier than usual after the long walk.

uzun yürüyüşten sonra yanakları her zamankinden daha kırmızıydı.

the sunset painted the sky a ruddier hue.

Gün batımı gökyüzünü daha kırmızı bir renge boyadı.

he felt his face grow ruddier with embarrassment.

Utançtan yüzünün kızardığını hissetti.

after the workout, her complexion looked ruddier.

Egzersizden sonra teni daha kırmızı görünüyordu.

the apples on the tree appeared ruddier in the autumn sun.

Sonbahar güneşinde ağaçtaki elmalar daha kırmızı görünüyordu.

he smiled, revealing a ruddier smile that lit up his face.

Gülümsedi, yüzünü aydınlatan daha kırmızı bir gülümseme ortaya çıkardı.

the children's laughter made her cheeks ruddier with joy.

Çocukların kahkahaları yanaklarını sevinçle daha kırmızı yaptı.

in the cold, his nose turned ruddier than ever.

Soğukta burnu daha önce hiç olmadığı kadar kırmızıya döndü.

the artist chose a ruddier palette for the portrait.

Sanatçı portre için daha kırmızı bir palet seçti.

after spending time in the sun, her skin looked ruddier.

Güneşte zaman geçirdikten sonra cildi daha kırmızı görünüyordu.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now