| Plural | sahlins |
sahlin says
Sahlin diyor
sahlin thinks
Sahlin düşünüyor
sahlin knows
Sahlin biliyor
sahlin wants
Sahlin istiyor
sahlin needs
Sahlin ihtiyacı var
sahlin works
Sahlin çalışıyor
sahlin comes
Sahlin geliyor
sahlin goes
Sahlin gidiyor
sahlin sees
Sahlin görüyor
sahlin makes
Sahlin yapıyor
sahlin said the new policy would benefit students.
Sahlin, yeni politikanın öğrencileri faydalayacağını söyledi.
according to sahlin, climate change requires immediate action.
Sahlin'e göre iklim değişikliği acil bir eylem gerektiriyor.
sahlin's research focuses on urban development.
Sahlin'in araştırması kentsel gelişim üzerine odaklanıyor.
the study by sahlin reveals important findings.
Sahlin'in çalışması önemli bulgular ortaya koyuyor.
sahlin believes cooperation is essential for success.
Sahlin, işbirliğinin başarı için temel olduğunu düşünüyor.
sahlin argues that education is the key to progress.
Sahlin, eğitim ilerlemenin anahtarı olduğunu savunuyor.
sahlin suggests implementing new strategies.
Sahlin, yeni stratejilerin uygulanmasını öneriyor.
sahlin claims the data supports this conclusion.
Sahlin, verilerin bu sonucu desteklediğini iddia ediyor.
sahlin's work has influenced many researchers.
Sahlin'in çalışması birçok araştırmacıyı etkilemiş.
sahlin's theory challenges traditional views.
Sahlin'in teorisi geleneksel görüşleri zorluyor.
sahlin's analysis provides valuable insights.
Sahlin'in analizi değerli bilgiler sağlıyor.
sahlin presented her findings at the conference.
Sahlin, bulgularını konferansta sundu.
many experts agree with sahlin's conclusions.
Birçok uzman, Sahlin'in sonuçlarıyla hemfikir.
sahlin says
Sahlin diyor
sahlin thinks
Sahlin düşünüyor
sahlin knows
Sahlin biliyor
sahlin wants
Sahlin istiyor
sahlin needs
Sahlin ihtiyacı var
sahlin works
Sahlin çalışıyor
sahlin comes
Sahlin geliyor
sahlin goes
Sahlin gidiyor
sahlin sees
Sahlin görüyor
sahlin makes
Sahlin yapıyor
sahlin said the new policy would benefit students.
Sahlin, yeni politikanın öğrencileri faydalayacağını söyledi.
according to sahlin, climate change requires immediate action.
Sahlin'e göre iklim değişikliği acil bir eylem gerektiriyor.
sahlin's research focuses on urban development.
Sahlin'in araştırması kentsel gelişim üzerine odaklanıyor.
the study by sahlin reveals important findings.
Sahlin'in çalışması önemli bulgular ortaya koyuyor.
sahlin believes cooperation is essential for success.
Sahlin, işbirliğinin başarı için temel olduğunu düşünüyor.
sahlin argues that education is the key to progress.
Sahlin, eğitim ilerlemenin anahtarı olduğunu savunuyor.
sahlin suggests implementing new strategies.
Sahlin, yeni stratejilerin uygulanmasını öneriyor.
sahlin claims the data supports this conclusion.
Sahlin, verilerin bu sonucu desteklediğini iddia ediyor.
sahlin's work has influenced many researchers.
Sahlin'in çalışması birçok araştırmacıyı etkilemiş.
sahlin's theory challenges traditional views.
Sahlin'in teorisi geleneksel görüşleri zorluyor.
sahlin's analysis provides valuable insights.
Sahlin'in analizi değerli bilgiler sağlıyor.
sahlin presented her findings at the conference.
Sahlin, bulgularını konferansta sundu.
many experts agree with sahlin's conclusions.
Birçok uzman, Sahlin'in sonuçlarıyla hemfikir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir