salesmanship

[US]/'seɪlzmənʃɪp/
[UK]/'selzmənʃɪp/
Frequency: Very High

Translation

n. satış veya ikna etme becerisi ya da yeteneği, satış eylemi, satış pratiği
Word Forms

Example Sentences

that's salesmanship, you have to gyp people into buying stuff they don't like.

İşte satış becerisi, insanların hoşuna gitmeyen şeyleri satın almaya kandırmanız gerekiyor.

He possesses excellent salesmanship skills.

Satış becerileri konusunda mükemmel yeteneğe sahip.

Good salesmanship is crucial for closing deals.

İyi satış becerisi, anlaşmaları kapatmak için çok önemlidir.

Her natural salesmanship helped her succeed in the industry.

Doğal satış becerisi, sektörde başarılı olmasına yardımcı oldu.

Salesmanship involves effective communication and persuasion techniques.

Satış becerisi, etkili iletişim ve ikna tekniklerini içerir.

Training in salesmanship can improve your performance in sales.

Satış becerisi eğitimi, satışlardaki performansınızı artırabilir.

His charismatic personality enhances his salesmanship.

Karizmatik kişiliği, satış becerisini geliştirir.

Salesmanship is a combination of art and science.

Satış becerisi, sanat ve bilimin bir kombinasyonudur.

Successful salesmanship requires building strong relationships with customers.

Başarılı satış becerisi, müşterilerle güçlü ilişkiler kurmayı gerektirir.

The workshop focused on improving participants' salesmanship abilities.

Atölye, katılımcıların satış becerilerini geliştirmeye odaklandı.

Salesmanship is about understanding customer needs and providing solutions.

Satış becerisi, müşteri ihtiyaçlarını anlamayı ve çözümler sunmayı içerir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now