The twins have a strong sameness in appearance.
İkizlerin görünüşte güçlü bir benzerliği var.
There is a sameness in the way they dress.
Giydişlerinde bir benzerlik var.
The sameness of the routine was starting to feel monotonous.
Rutinin aynı olması, monoton hissetmeye başlamıştı.
She noticed a sameness in the taste of the dishes.
Yemeklerin tadında bir benzerlik fark etti.
The lack of diversity led to a sense of sameness in the neighborhood.
Çeşitli olmaması, mahallede bir benzerlik hissi yarattı.
Despite their differences, there was a certain sameness in their personalities.
Farklarına rağmen, kişiliklerinde belirli bir benzerlik vardı.
The sameness of the music played at the party bored the guests.
Partide çalınan müziğin aynı olması, misafirleri sıkmıştır.
The sameness of the landscape made it hard to distinguish one area from another.
Manzaradaki benzerlik, bir alanı diğerinden ayırt etmeyi zorlaştırdı.
There was a comforting sameness in the familiar routine of their daily lives.
Günlük hayatlarının tanıdık rutinindeki benzerlik onlara güven veriyordu.
The sameness of the architecture in the city gave it a unique character.
Şehrin mimarisindeki benzerlik, ona benzersiz bir karakter kazandırdı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir