sars outbreak
SARS salgını
sars cases
sars vakaları
sars scare
sars korkusu
sars prevention
sars önleme
sars affected
sars'tan etkilenen
sars report
sars raporu
sars symptoms
sars belirtileri
sars spread
sars yayılımı
sars confirmed
sars teyit edildi
sars crisis
sars krizi
the early symptoms of sars resembled those of the flu.
SARS'ın erken belirtileri gribe benzeyebilir.
public health officials worked tirelessly to contain the sars outbreak.
Kamu sağlığı yetkilileri, SARS salgınını kontrol altına almak için durmaksızın çalıştılar.
the sars epidemic caused significant disruption to travel and business.
SARS salgını seyahat ve iş dünyasında önemli aksamalara neden oldu.
researchers studied sars to understand its transmission mechanisms.
Araştırmacılar, SARS'ın bulaşma mekanizmalarını anlamak için çalışmalar yürüttüler.
strict quarantine measures were implemented to prevent the spread of sars.
SARS'ın yayılmasını önlemek için sıkı karantina önlemleri uygulandı.
the sars virus is a type of coronavirus.
SARS virüsü bir tür koronavirüstür.
healthcare workers faced a high risk of contracting sars.
Sağlık çalışanları, SARS kapma riski taşıyordu.
the sars crisis highlighted the importance of global health security.
SARS krizi, küresel sağlık güvenliğinin önemini vurguladı.
many countries implemented travel restrictions during the sars scare.
Birçok ülke, SARS paniği sırasında seyahat kısıtlamaları uyguladı.
the sars outbreak significantly impacted the tourism industry.
SARS salgını turizm sektörünü önemli ölçüde etkiledi.
scientists developed diagnostic tests to quickly identify sars cases.
Bilim insanları, SARS vakalarını hızla tespit etmek için tanı testleri geliştirdiler.
the sars experience informed future pandemic preparedness efforts.
SARS deneyimi, gelecekteki pandemi hazırlık çalışmalarını yönlendirdi.
sars outbreak
SARS salgını
sars cases
sars vakaları
sars scare
sars korkusu
sars prevention
sars önleme
sars affected
sars'tan etkilenen
sars report
sars raporu
sars symptoms
sars belirtileri
sars spread
sars yayılımı
sars confirmed
sars teyit edildi
sars crisis
sars krizi
the early symptoms of sars resembled those of the flu.
SARS'ın erken belirtileri gribe benzeyebilir.
public health officials worked tirelessly to contain the sars outbreak.
Kamu sağlığı yetkilileri, SARS salgınını kontrol altına almak için durmaksızın çalıştılar.
the sars epidemic caused significant disruption to travel and business.
SARS salgını seyahat ve iş dünyasında önemli aksamalara neden oldu.
researchers studied sars to understand its transmission mechanisms.
Araştırmacılar, SARS'ın bulaşma mekanizmalarını anlamak için çalışmalar yürüttüler.
strict quarantine measures were implemented to prevent the spread of sars.
SARS'ın yayılmasını önlemek için sıkı karantina önlemleri uygulandı.
the sars virus is a type of coronavirus.
SARS virüsü bir tür koronavirüstür.
healthcare workers faced a high risk of contracting sars.
Sağlık çalışanları, SARS kapma riski taşıyordu.
the sars crisis highlighted the importance of global health security.
SARS krizi, küresel sağlık güvenliğinin önemini vurguladı.
many countries implemented travel restrictions during the sars scare.
Birçok ülke, SARS paniği sırasında seyahat kısıtlamaları uyguladı.
the sars outbreak significantly impacted the tourism industry.
SARS salgını turizm sektörünü önemli ölçüde etkiledi.
scientists developed diagnostic tests to quickly identify sars cases.
Bilim insanları, SARS vakalarını hızla tespit etmek için tanı testleri geliştirdiler.
the sars experience informed future pandemic preparedness efforts.
SARS deneyimi, gelecekteki pandemi hazırlık çalışmalarını yönlendirdi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir