savaging

[ABD]/ˈsæv.ɪ.dʒɪŋ/
[İngiltere]/ˈsæv.ɪ.dʒɪŋ/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

v. (bir hayvanın) sert bir şekilde saldırmak veya yaralamak; parçalamak; sert bir şekilde eleştirmek; şiddetle saldırmak

İfadeler ve Kalıplar

brutal savaging

acımasızca yapılan vahşet

savage savaging

vahşiçe yapılan saldırı

relentless savaging

bitmek bilmeyen saldırı

vicious savaging

sert ve acımasız saldırı

fierce savaging

hararetli saldırı

sudden savaging

ani saldırı

merciless savaging

merhametsiz saldırı

savage animal savaging

vahşi hayvan saldırısı

brutal animal savaging

acımasız hayvan saldırısı

savage verbal savaging

vahşi sözlü saldırı

Örnek Cümleler

the dog was savaging the toy.

köpek oyuncağı parçalayıp duruyordu.

the critics were savaging the movie for its poor plot.

eleştirmenler zayıf senaryosu nedeniyle filmi eleştirel bir şekilde değerlendiriyordu.

the lion was savaging its prey in the wild.

aslan vahşi doğada avını parçalayıp duruyordu.

he felt like the press was savaging his reputation.

basının itibarını zedelemeye çalıştığını hissediyordu.

the storm was savaging the coastal towns.

fırtına sahil kasabalarını yıpratıyordu.

the team was savaging their opponents in the championship.

takım şampiyonlukta rakiplerini acımasızca mağlup etti.

she was savaging the cake with her fork.

korkunç bir şekilde çatalla pastayı yiyordu.

the wolves were savaging the carcass in the forest.

kurttlar ormanda cesedi parçalayıp duruyordu.

he couldn't stop savaging himself over the mistake.

hatası yüzünden kendini suçlamayı durduramadı.

the debate turned ugly, with both sides savaging each other.

tartışma çirkin bir hal aldı, her iki taraf da birbirini eleştirmeye başladı.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir