scamping

[US]/ˈskæmpɪŋ/
[UK]/ˈskæmpɪŋ/

Translation

n. yavaş çalışmanın veya işten kaçmanın eylemi; tembel veya verimsiz bir şekilde çalışan bir kişi

Phrases & Collocations

scamping around

etrafı dolaşmak

scamping off

kaçıp gitmek

scamping away

uzaklaşmak

scamping about

etrafta dolaşmak

scamping here

burada dolaşmak

scamping there

orada dolaşmak

scamping back

geri dönüp dolaşmak

scamping forward

ileri dönüp dolaşmak

scamping inside

içeride dolaşmak

scamping outside

dışarıda dolaşmak

Example Sentences

he was scamping through the park, enjoying the sunny weather.

O parkta koşuşturarak, güneşli havadan keyif alıyordu.

the kids were scamping around the playground, laughing and playing.

Çocuklar oyun alanında koşuşturarak, gülüp oynuyorlardı.

she caught him scamping off before the meeting started.

Toplantı başlamadan önce onu kaçırarak uzaklaşırken yakaladı.

they were scamping back home after a long day at school.

Uzun bir okul gününün ardından eve doğru koşuşturarak döndüler.

scamping is not allowed in the library; please be quiet.

Kütüphanede koşuşturmak yasaktır; lütfen sessiz olun.

the puppy was scamping around the yard, full of energy.

Köpek yavrusu, enerjiden dolu bahçede koşuşturuyordu.

he was scamping to catch the bus that was about to leave.

Kalkmak üzere olan otobusu yakalamak için koşuşturuyordu.

they were scamping off to the ice cream truck as soon as it arrived.

Müdahaleye izin vermeden dondurma kamyonu geldiği anda oraya koşuşturarak gittiler.

she noticed him scamping away after the prank was pulled.

Şakadan sonra onu uzaklaşırken fark etti.

after finishing their homework, the children started scamping around the house.

Ödevlerini bitirdikten sonra çocuklar evde koşuşturmaya başladılar.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now