scintillating

[ABD]/ˈsɪntɪleɪtɪŋ/
[İngiltere]/'sɪntɪletɪŋ/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

adj. parlayan, ışıltılı

Örnek Cümleler

She gave a scintillating performance on stage.

Sahnedeki göz kamaştırıcı performansı büyüleyiciydi.

The scintillating fireworks lit up the night sky.

Göz kamaştırıcı havai fişekler gece gökyüzünü aydınlattı.

His scintillating wit always keeps the conversation lively.

Keskin zekası sohbeti her zaman canlı tutar.

The scintillating diamond necklace caught everyone's attention.

Göz kamaştırıcı elmas kolye herkesin dikkatini çekti.

Her scintillating smile brightened up the room.

Göz kamaştırıcı gülümsemesi odayı aydınlattı.

The scintillating colors of the rainbow painted the sky.

Gökkuşağının göz kamaştırıcı renkleri gökyüzünü boyadı.

The scintillating conversation at the party kept everyone entertained.

Partideki göz kamaştırıcı sohbet herkesi eğlendirdi.

The scintillating stars in the night sky were mesmerizing.

Gece gökyüzündeki göz kamaştırıcı yıldızlar büyüleyiciydi.

His scintillating ideas brought a fresh perspective to the project.

Yeni fikirleri projeye taze bir bakış açısı getirdi.

The scintillating performance of the orchestra left the audience in awe.

Orkestranın göz kamaştırıcı performansı seyircide hayranlık uyandırdı.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir