sedateness

[US]/sɪˈdeɪt.nəs/
[UK]/sɪˈdeɪt.nəs/

Translation

n. sakinlik veya dinginlik; huzur veya sükunet
Word Forms

Phrases & Collocations

calm sedateness

sakin dinginlik

remarkable sedateness

olağanüstü dinginlik

natural sedateness

doğal dinginlik

quiet sedateness

sakin dinginlik

serene sedateness

huzurlu dinginlik

unusual sedateness

olağan dışı dinginlik

deep sedateness

derin dinginlik

gentle sedateness

nazik dinginlik

profound sedateness

derinlemesine dinginlik

steady sedateness

sağlam dinginlik

Example Sentences

his sedateness in stressful situations is admirable.

zorlu durumlardaki bu sakinliği hayranlık uyandırıcı.

the sedateness of the room created a calming atmosphere.

odanın sakinliği sakin bir atmosfer yarattı.

she approached the problem with a sense of sedateness.

soruna sakin bir şekilde yaklaştı.

his sedateness contrasted sharply with her excitement.

onun sakinliği, heyecanıyla keskin bir şekilde zıtlık gösteriyordu.

the sedateness of the elderly man was comforting to the children.

yaşlı adamın sakinliği çocukları rahatlatıcıydı.

in meetings, her sedateness often helps to calm heated discussions.

toplantılarda, sakinliği genellikle hararetli tartışmaları yatıştırmaya yardımcı olur.

they admired the sedateness of the landscape at dawn.

sabahın erken saatlerinde manzaranın sakinliğine hayran kaldılar.

his sedateness made him a natural leader in the group.

onun sakinliği, grubun doğal bir lideri olmasını sağladı.

she maintained her sedateness even in the face of adversity.

şiddetli zorluklara rağmen sakinliğini korudu.

the sedateness of the library allowed for deep concentration.

kütüphanenin sakinliği derin konsantrasyona izin verdi.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now