self-imposed

[US]/ˌselfɪmˈpəʊzd/
[UK]/ˌselfɪmˈpoʊzd/

Translation

adj. gönüllü olarak üstlenilmiş veya kişinin kendisi tarafından dayatılmış.

Phrases & Collocations

self-imposed limits

kendine dayatılan sınırlar

self-imposed exile

kendine dayatılan sürgün

self-imposed restrictions

kendine dayatılan kısıtlamalar

self-imposed challenge

kendine dayatılan meydan okuma

self-imposed silence

kendine dayatılan sessizlik

self-imposed isolation

kendine dayatılan izolasyon

self-imposed burden

kendine dayatılan yük

self-imposed task

kendine dayatılan görev

self-imposed rule

kendine dayatılan kural

self-imposed delay

kendine dayatılan gecikme

Example Sentences

she faced a self-imposed deadline to finish the project.

proje tamamlamak için kendilerine dayattıkları bir son tarihle karşı karşıyaydı.

he felt guilty about the self-imposed isolation after the argument.

tartışmadan sonra kendilerine dayattıkları yalnızlık karşısında suçluluk duydu.

the self-imposed restrictions on their diet were quite strict.

diyete kendilerine getirdikleri kısıtlamalar oldukça katıydı.

it was a self-imposed challenge to learn a new language.

yeni bir dil öğrenmek kendilerine dayattıkları bir zorluktu.

the team overcame their self-imposed limitations with hard work.

takım, sıkı çalışma ile kendilerine getirdikleri sınırlamaların üstesinden geldi.

he suffered from a self-imposed sense of inadequacy.

kendine dayattığı yetersizlik duygusuyla mücadele etti.

the self-imposed silence helped her focus on her writing.

kendine dayattığı sessizlik, yazma işine odaklanmasına yardımcı oldu.

they endured a period of self-imposed exile from their family.

ailelerinden kendilerine dayattıkları bir sürgünü yaşadılar.

the self-imposed pressure to succeed was overwhelming at times.

başarıya yönelik kendilerine dayattıkları baskı zaman zaman bunaltıcı olabiliyordu.

she broke free from the self-imposed expectations of her parents.

ebeveynlerinin kendisine dayattığı beklentilerden kurtuldu.

his self-imposed routine provided structure to his day.

kendine dayattığı rutin, gününe yapı getirdi.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now