senescences

[US]/si'nesəns/
Frequency: Very High

Translation

n. yaşlanma, yaşlanma süreci veya gerileme belirtileri gösterme.

Example Sentences

Senescence is a natural process of aging in living organisms.

Yaşlanma, canlı organizmalarda görülen doğal bir süreçtir.

Cellular senescence can be triggered by various factors such as DNA damage.

Hücresel yaşlanma, DNA hasarı gibi çeşitli faktörler tarafından tetiklenebilir.

Premature senescence may result from certain genetic mutations.

Erken yaşlanma, belirli genetik mutasyonlardan kaynaklanabilir.

Senescence-associated beta-galactosidase is a biomarker for senescent cells.

Yaşlanma ile ilişkili beta-galaktosidaz, yaşlı hücreler için bir biyomarktadır.

Senescence can lead to a decline in physiological functions.

Yaşlanma, fizyolojik fonksiyonların azalmasına yol açabilir.

Senescence is characterized by the gradual deterioration of cells and tissues.

Yaşlanma, hücrelerin ve dokuların kademeli olarak bozulması ile karakterize edilir.

The study of senescence is important in understanding aging-related diseases.

Yaşlanmanın incelenmesi, yaşlanma ile ilişkili hastalıkları anlamak için önemlidir.

Senescence is a complex biological process that involves multiple pathways.

Yaşlanma, birden fazla yolu içeren karmaşık bir biyolojik süreçtir.

Senescence can be influenced by environmental factors such as stress and diet.

Yaşlanma, stres ve diyet gibi çevresel faktörlerden etkilenebilir.

Senescence is a universal phenomenon observed in all multicellular organisms.

Yaşlanma, tüm çok hücreli organizmalarda gözlemlenen evrensel bir olgudur.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now