sermonizing tone
vaaz eden ton
sermonizing style
vaaz eden tarz
sermonizing voice
vaaz eden ses
sermonizing approach
vaaz eden yaklaşım
sermonizing manner
vaaz eden tavır
sermonizing speech
vaaz eden konuşma
sermonizing message
vaaz eden mesaj
sermonizing attitude
vaaz eden tutum
sermonizing rhetoric
vaaz eden retorik
sermonizing discourse
vaaz eden söylem
he was sermonizing about the importance of honesty.
O dürüstlüğün önemini vaaz ediyordu.
she spent the afternoon sermonizing to her friends.
O öğleden sonra arkadaşlarına vaaz etti.
the pastor was sermonizing on love and compassion.
Pastör sevgi ve şefkat hakkında vaaz ediyordu.
they found him sermonizing in the park.
Onu parkta vaaz ederken buldular.
his sermonizing style is very engaging.
Vaaz etme tarzı çok ilgi çekici.
she dislikes sermonizing about politics.
Si siyaset hakkında vaaz etmekten hoşlanmıyor.
he often resorts to sermonizing when discussing ethics.
Etik tartışırken sık sık vaaz etmeye başvuruyor.
the teacher was sermonizing about the value of education.
Öğretmen eğitimin değerini vaaz ediyordu.
people often feel uncomfortable when he starts sermonizing.
O vaaz etmeye başladığında insanlar genellikle rahatsız hissediyor.
she has a habit of sermonizing during family gatherings.
Aile toplantıları sırasında vaaz etme alışkanlığı var.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir