sharper image
daha keskin görüntü
sharper focus
daha keskin odak
sharper blade
daha keskin bıçak
sharper mind
daha keskin zihin
sharper contrast
daha keskin kontrast
sharper edges
daha keskin kenarlar
sharper skills
daha keskin beceriler
sharper tone
daha keskin ton
sharper insights
daha keskin içgörüler
the knife is sharper than i expected.
beklediğimden daha keskin.
she has a sharper mind than her peers.
akranlarından daha keskin bir zekası var.
the competition is getting sharper every year.
rekabet her geçen yıl daha da keskinleşiyor.
he needs a sharper focus on his studies.
derslerine daha keskin bir odaklanmaya ihtiyacı var.
her comments were sharper than usual.
yorumları her zamankinden daha keskin oldu.
the image is sharper after editing.
düzenleme sonrası görüntü daha keskin.
with practice, his skills became sharper.
pratikle becerileri daha keskin hale geldi.
he made a sharper observation about the situation.
durum hakkında daha keskin bir gözlemde bulundu.
a sharper strategy is needed to win.
kazanmak için daha keskin bir strateji gerekiyor.
her arguments were sharper and more convincing.
argümanları daha keskin ve daha ikna ediciydi.
sharper image
daha keskin görüntü
sharper focus
daha keskin odak
sharper blade
daha keskin bıçak
sharper mind
daha keskin zihin
sharper contrast
daha keskin kontrast
sharper edges
daha keskin kenarlar
sharper skills
daha keskin beceriler
sharper tone
daha keskin ton
sharper insights
daha keskin içgörüler
the knife is sharper than i expected.
beklediğimden daha keskin.
she has a sharper mind than her peers.
akranlarından daha keskin bir zekası var.
the competition is getting sharper every year.
rekabet her geçen yıl daha da keskinleşiyor.
he needs a sharper focus on his studies.
derslerine daha keskin bir odaklanmaya ihtiyacı var.
her comments were sharper than usual.
yorumları her zamankinden daha keskin oldu.
the image is sharper after editing.
düzenleme sonrası görüntü daha keskin.
with practice, his skills became sharper.
pratikle becerileri daha keskin hale geldi.
he made a sharper observation about the situation.
durum hakkında daha keskin bir gözlemde bulundu.
a sharper strategy is needed to win.
kazanmak için daha keskin bir strateji gerekiyor.
her arguments were sharper and more convincing.
argümanları daha keskin ve daha ikna ediciydi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir