| Plural | shinneys |
shinney game
shinney oyunu
shinney stick
shinney sopa
shinney rink
shinney buz pisti
shinney player
shinney oyuncusu
shinney rules
shinney kuralları
shinney team
shinney takımı
shinney match
shinney maçı
shinney practice
shinney antrenmanı
shinney ice
shinney buz
shinney session
shinney oturumu
she wore a shinney dress to the party.
partiye ışıltılı bir elbise giydi.
the sun started to shinney through the clouds.
güneş bulutların arasından parlamaya başladı.
he polished the car until it looked shinney.
arabayı ışıldayacak şekilde cilaladı.
the lake was shinney under the bright moonlight.
göl parlak ay ışığı altında ışıltılı görünüyordu.
her eyes were shinney with excitement.
gözleri heyecanla parlıyordu.
they used shinney materials for the decorations.
süslemeler için ışıltılı malzemeler kullandılar.
he has a shinney new bike that he loves.
sevdiği ışıltılı yeni bir bisikleti var.
she has a shinney smile that lights up the room.
odayı aydınlatan ışıltılı bir gülümüse var.
he was wearing shinney shoes that caught everyone's attention.
herkesin dikkatini çeken ışıltılı ayakkabılar giyiyordu.
shinney game
shinney oyunu
shinney stick
shinney sopa
shinney rink
shinney buz pisti
shinney player
shinney oyuncusu
shinney rules
shinney kuralları
shinney team
shinney takımı
shinney match
shinney maçı
shinney practice
shinney antrenmanı
shinney ice
shinney buz
shinney session
shinney oturumu
she wore a shinney dress to the party.
partiye ışıltılı bir elbise giydi.
the sun started to shinney through the clouds.
güneş bulutların arasından parlamaya başladı.
he polished the car until it looked shinney.
arabayı ışıldayacak şekilde cilaladı.
the lake was shinney under the bright moonlight.
göl parlak ay ışığı altında ışıltılı görünüyordu.
her eyes were shinney with excitement.
gözleri heyecanla parlıyordu.
they used shinney materials for the decorations.
süslemeler için ışıltılı malzemeler kullandılar.
he has a shinney new bike that he loves.
sevdiği ışıltılı yeni bir bisikleti var.
she has a shinney smile that lights up the room.
odayı aydınlatan ışıltılı bir gülümüse var.
he was wearing shinney shoes that caught everyone's attention.
herkesin dikkatini çeken ışıltılı ayakkabılar giyiyordu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir