shoplifts

[US]/ˈʃɒp.lɪfts/
[UK]/ˈʃɑːp.lɪfts/
Frequency: Very High

Translation

v. bir dükkandan mal çalar.

Phrases & Collocations

shoplifts items

eşyaları çalmak

shoplifts frequently

sık sık çalmak

shoplifts goods

mal çalmak

shoplifts often

sık sık çalmak

shoplifts caught

çalarken yakalanmak

shoplifts detected

çalınması tespit edilmek

shoplifts reported

çalınması bildirilmek

shoplifts penalties

çalma cezaları

shoplifts behavior

çalma davranışı

shoplifts statistics

çalma istatistikleri

Example Sentences

he often shoplifts from the local grocery store.

O yerel bakkal dükkanından sık sık hırsızlık yapar.

shoplifting is a serious crime that can lead to arrest.

Hırsızlık, tutuklamaya yol açabilecek ciddi bir suçtur.

the store installed cameras to catch anyone who shoplifts.

Dükkan, hırsızlık yapan herkesi yakalamak için kameralar kurdu.

she was caught shoplifting and banned from the mall.

Hırsızlık yaparken yakalandı ve alışveriş merkezinden men edildi.

many retailers are taking steps to prevent shoplifting.

Birçok perakendeci hırsızlığı önlemek için önlemler alıyor.

shoplifting can have long-term consequences on a person's life.

Hırsızlık, bir kişinin hayatı üzerinde uzun vadeli sonuçlara yol açabilir.

the shoplifter tried to escape but was quickly apprehended.

Hırsız kaçmaya çalıştı ama hızla yakalandı.

parents should teach their children that shoplifting is wrong.

Ebeveynler çocuklarına hırsızlığın yanlış olduğunu öğretmelidir.

he regrets his actions after being caught shoplifting.

Hırsızlık yaparken yakalandıktan sonra eylemlerini pişmanlıkla karşıladı.

some people shoplift out of necessity, while others do it for thrill.

Bazı insanlar ihtiyaçlarından dolayı hırsızlık yaparken, diğerleri ise heyecan için yapar.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now