time shrinks
zaman küçülüyor
memory shrinks
hafıza küçülüyor
stress shrinks
stres küçülüyor
size shrinks
boyut küçülüyor
value shrinks
değer küçülüyor
hope shrinks
umut küçülüyor
interest shrinks
ilgi küçülüyor
attention shrinks
dikkat küçülüyor
confidence shrinks
güven küçülüyor
population shrinks
nüfus küçülüyor
as the temperature drops, the material shrinks.
sıcaklık düştükçe, malzeme küçülür.
she noticed that her favorite sweater shrinks after washing.
en sevdiği kazakların yıkadıktan sonra küçüldüğünü fark etti.
the company shrinks its workforce to reduce costs.
şirket maliyetleri düşürmek için işgücünü azaltır.
his confidence shrinks when faced with criticism.
eleştiriyle karşılaştığında özgüveni küçülür.
the city shrinks in size as more people move away.
daha fazla insanın taşınmasıyla şehir boyutu küçülür.
over time, the plastic shrinks and becomes brittle.
zamanla plastik küçülür ve kırılgan hale gelir.
as the economy struggles, the market shrinks.
ekonomi zorlandıkça, pazar küçülür.
the balloon shrinks as the air escapes.
hava kaçtıkça balon küçülür.
when heated, the rubber shrinks significantly.
ısıtıldığında, kauçuk önemli ölçüde küçülür.
his interest in the project shrinks over time.
proje ile ilgisi zamanla azalır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir