sideling

[US]/ˈsaɪd.lɪŋ/
[UK]/ˈsaɪd.lɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

adj. eğik veya bir tarafa yatık
adv. eğik bir şekilde

Phrases & Collocations

sideling glance

yana kayan bakış

sideling approach

yana kayan yaklaşım

sideling look

yana kayan bakış

sideling comment

yana kayan yorum

sideling movement

yana kayan hareket

sideling position

yana kayan pozisyon

sideling view

yana kayan görünüm

sideling action

yana kayan eylem

sideling behavior

yana kayan davranış

sideling strategy

yana kayan strateji

Example Sentences

he was sideling away from the crowd.

O kalabalığın kenarına doğru çekilerek ilerliyordu.

she noticed him sideling into the room.

Onu odaya doğru çekilerek girdiğini fark etti.

the cat was sideling along the fence.

Kedi çitin kenarında çekilerek ilerliyordu.

they were sideling past the parked cars.

Park halindeki arabaların yanından çekilerek geçiyorlardı.

he was sideling up to the bar for a drink.

Bir içki için bara doğru çekilerek yaklaştı.

she caught him sideling out of the meeting.

Onu toplantıdan çekilerek çıktığını yakaladı.

we saw a dog sideling through the bushes.

Çalıların arasından çekilerek ilerleyen bir köpek gördük.

the children were sideling around the playground.

Çocuklar oyun alanının etrafında çekilerek dolaşıyorlardı.

he was sideling closer to hear the conversation.

Konuşmayı duyabilmek için daha da çekilerek yaklaştı.

she was sideling away from the awkward situation.

Rahatsız edici durumdan çekilerek uzaklaştı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now