dark silhouettes
karanlık siluetler
faint silhouettes
soluk siluetler
ghostly silhouettes
hayalet gibi siluetler
sharp silhouettes
keskin siluetler
silhouettes emerge
siluetler ortaya çıkıyor
silhouettes dance
siluetler dans ediyor
silhouettes fade
siluetler kayboluyor
silhouettes stand
siluetler duruyor
silhouettes loom
siluetler yükseliyor
silhouettes blend
siluetler karışıyor
the artist painted beautiful silhouettes against the sunset.
sanatçı, gün batımının karşısında güzel siluetler çizdi.
the silhouettes of the trees looked stunning in the moonlight.
ağaçların siluetleri ay ışığında harika görünüyordu.
we could see the silhouettes of birds flying across the sky.
gökyüzünde uçan kuşların siluetlerini görebiliyorduk.
the dancer's silhouettes were mesmerizing on stage.
dansçının siluetleri sahne üzerinde büyüleyiciydi.
silhouettes of mountains can be seen in the distance.
uzakta dağların siluetleri görülebilir.
she captured the silhouettes of people walking in the park.
parkta yürüyen insanların siluetlerini yakaladı.
the photographer specializes in creating striking silhouettes.
fotoğrafçı, etkileyici siluetler oluşturma konusunda uzmanlaşmıştır.
in the twilight, the city’s silhouettes became more pronounced.
alacakaranlıkta, şehrin siluetleri daha belirgin hale geldi.
silhouettes of dancers moved gracefully across the stage.
dansçıların siluetleri sahne üzerinde zarifçe hareket etti.
the movie featured dramatic silhouettes in its opening scene.
film, açılış sahnesinde dramatik siluetler içeriyordu.
dark silhouettes
karanlık siluetler
faint silhouettes
soluk siluetler
ghostly silhouettes
hayalet gibi siluetler
sharp silhouettes
keskin siluetler
silhouettes emerge
siluetler ortaya çıkıyor
silhouettes dance
siluetler dans ediyor
silhouettes fade
siluetler kayboluyor
silhouettes stand
siluetler duruyor
silhouettes loom
siluetler yükseliyor
silhouettes blend
siluetler karışıyor
the artist painted beautiful silhouettes against the sunset.
sanatçı, gün batımının karşısında güzel siluetler çizdi.
the silhouettes of the trees looked stunning in the moonlight.
ağaçların siluetleri ay ışığında harika görünüyordu.
we could see the silhouettes of birds flying across the sky.
gökyüzünde uçan kuşların siluetlerini görebiliyorduk.
the dancer's silhouettes were mesmerizing on stage.
dansçının siluetleri sahne üzerinde büyüleyiciydi.
silhouettes of mountains can be seen in the distance.
uzakta dağların siluetleri görülebilir.
she captured the silhouettes of people walking in the park.
parkta yürüyen insanların siluetlerini yakaladı.
the photographer specializes in creating striking silhouettes.
fotoğrafçı, etkileyici siluetler oluşturma konusunda uzmanlaşmıştır.
in the twilight, the city’s silhouettes became more pronounced.
alacakaranlıkta, şehrin siluetleri daha belirgin hale geldi.
silhouettes of dancers moved gracefully across the stage.
dansçıların siluetleri sahne üzerinde zarifçe hareket etti.
the movie featured dramatic silhouettes in its opening scene.
film, açılış sahnesinde dramatik siluetler içeriyordu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir