virtual simulacrums
sanal simülatlar
digital simulacrums
dijital simülatlar
artificial simulacrums
yapay simülatlar
simulated simulacrums
simüle edilmiş simülatlar
simulacrums of reality
gerçekliğin simülatları
simulacrums in art
sanattaki simülatlar
social simulacrums
sosyal simülatlar
cultural simulacrums
kültürel simülatlar
simulacrums of identity
kimliğin simülatları
simulacrums of truth
gerçeğin simülatları
simulacrums of reality often distort our perceptions.
gerçekliğin sahtecilikleri algılarımızı sıkça bozabilir.
in art, simulacrums can represent deeper meanings.
sanatta, sahtecilikler daha derin anlamları temsil edebilir.
the movie created simulacrums of historical events.
film, tarihi olayların sahteciliklerini yarattı.
simulacrums can challenge our understanding of authenticity.
sahtecilikler, özgünlük anlayışımızı sorgulayabilir.
philosophers often debate the nature of simulacrums.
filozoflar sık sık sahteciliklerin doğasını tartışırlar.
simulacrums in virtual reality can feel incredibly real.
sanal gerçeklikteki sahtecilikler inanılmaz derecede gerçek hissettirebilir.
some critics argue that simulacrums dilute true experience.
bazı eleştirmenler, sahteciliklerin gerçek deneyimi seyreltirdiğini savunur.
simulacrums of famous landmarks attract many tourists.
ünlü yer işaretlerinin sahtecilikleri birçok turisti çeker.
in literature, simulacrums can reveal hidden truths.
edebiyatta, sahtecilikler gizli gerçekleri ortaya çıkarabilir.
simulacrums serve as a mirror to society's values.
sahtecilikler, toplumun değerlerinin bir aynası görevi görür.
virtual simulacrums
sanal simülatlar
digital simulacrums
dijital simülatlar
artificial simulacrums
yapay simülatlar
simulated simulacrums
simüle edilmiş simülatlar
simulacrums of reality
gerçekliğin simülatları
simulacrums in art
sanattaki simülatlar
social simulacrums
sosyal simülatlar
cultural simulacrums
kültürel simülatlar
simulacrums of identity
kimliğin simülatları
simulacrums of truth
gerçeğin simülatları
simulacrums of reality often distort our perceptions.
gerçekliğin sahtecilikleri algılarımızı sıkça bozabilir.
in art, simulacrums can represent deeper meanings.
sanatta, sahtecilikler daha derin anlamları temsil edebilir.
the movie created simulacrums of historical events.
film, tarihi olayların sahteciliklerini yarattı.
simulacrums can challenge our understanding of authenticity.
sahtecilikler, özgünlük anlayışımızı sorgulayabilir.
philosophers often debate the nature of simulacrums.
filozoflar sık sık sahteciliklerin doğasını tartışırlar.
simulacrums in virtual reality can feel incredibly real.
sanal gerçeklikteki sahtecilikler inanılmaz derecede gerçek hissettirebilir.
some critics argue that simulacrums dilute true experience.
bazı eleştirmenler, sahteciliklerin gerçek deneyimi seyreltirdiğini savunur.
simulacrums of famous landmarks attract many tourists.
ünlü yer işaretlerinin sahtecilikleri birçok turisti çeker.
in literature, simulacrums can reveal hidden truths.
edebiyatta, sahtecilikler gizli gerçekleri ortaya çıkarabilir.
simulacrums serve as a mirror to society's values.
sahtecilikler, toplumun değerlerinin bir aynası görevi görür.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir