mass slaughters
kitlesel katliamlar
animal slaughters
hayvan katliamları
brutal slaughters
acımasız katliamlar
human slaughters
insan katliamları
ceremonial slaughters
törensel katliamlar
ritual slaughters
ritüel katliamları
targeted slaughters
hedefli katliamlar
systematic slaughters
sistematik katliamlar
massive slaughters
büyük katliamlar
unjust slaughters
adaletsiz katliamlar
he slaughters animals for a living.
O, geçimini hayvanları keserek kazanıyor.
the butcher slaughters fresh meat daily.
Kasap, her gün taze et kesiyor.
she slaughters the competition in every race.
Her yarışta rakiplerini alt ediyor.
the farmer slaughters livestock on the farm.
Çiftçi, çiftlikte hayvanları kesiyor.
they believe that he slaughters for sport.
Onlar, onun sadece eğlence için kestiğine inanıyorlar.
in the documentary, he slaughters a goat.
Belgeselde, bir keçi kesiyor.
the chef slaughters the fish before cooking.
Şef, pişirmeden önce balığı kesiyor.
he slaughters his opponents with clever strategies.
Zeki stratejilerle rakiplerini alt ediyor.
the festival involves a ritual that slaughters a sheep.
Festival, bir koyun kesilmesini içeren bir ritüeli içeriyor.
they say he slaughters with no remorse.
Onlar, onun pişmanlık duymadan kestiğini söylüyorlar.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir