slittier

[ABD]/ˈslɪti/
[İngiltere]/ˈslɪti/

Çeviri

adj. yarık veya yarıkları olan

İfadeler ve Kalıplar

slitty eyes

dar gözler

slitty grin

dar sırıtış

slitty smile

dar gülümseme

slitty gaze

dar bakış

slitty slit

dar yarık

slitty face

dar yüz

slitty opening

dar açıklık

slitty features

dar hatlar

slitty expression

dar ifade

slitty look

dar bakış

Örnek Cümleler

she wore a slitty dress that caught everyone's attention.

O, herkesin dikkatini çeken dar kesimli bir elbise giydi.

the movie featured a slitty-eyed villain.

Film, badem gözlü bir kötü adamı konu ediyordu.

he gave me a slitty smile that made me uneasy.

Beni rahatsız eden dar bir gülümsemeyle bana baktı.

the cat had slitty eyes, perfect for stalking its prey.

Kedi, avını kovalmak için ideal olan badem gözlüydü.

she glanced at him with slitty eyes, suspicious of his intentions.

Niyetinden şüphelenerek ona badem gözlerle baktı.

the slitty gap in the curtain let in a sliver of light.

Perdedeki dar açıklık, bir ışık şeridi geçirmesine izin verdi.

his slitty gaze made it clear he was not to be trusted.

Onun dar bakışları, güvenilmediğini açıkça gösteriyordu.

the slitty opening in the fence allowed the dog to escape.

Çit üzerindeki dar açıklık, köpeğin kaçmasına izin verdi.

she wore slitty jeans that highlighted her figure.

Vücudunu öne çıkaran dar kesimli kot pantolon giydi.

the slitty design of the window added a modern touch to the house.

Pencerenin dar tasarımı, eve modern bir dokunuş kattı.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir