snickering

[US]/ˈsnɪk.ər.ɪŋ/
[UK]/ˈsnɪk.ɚ.ɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

v. sessizce veya bastırılmış bir şekilde gülme eylemi

Phrases & Collocations

snickering kids

gülümseyen çocuklar

snickering crowd

gülümseyen kalabalık

snickering laughter

alaycı kahkaha

snickering remarks

alaycı yorumlar

snickering friends

alaycı arkadaşlar

snickering tone

alaycı ton

snickering response

alaycı tepki

snickering voices

alaycı sesler

snickering audience

alaycı izleyiciler

snickering comments

alaycı yorumlar

Example Sentences

she was snickering at his silly joke.

Ona, onun aptal şakasını duyduğunda gülüyordu.

the kids were snickering behind the teacher's back.

Çocuklar öğretmenin arkasından gizlice gülüyordu.

he couldn't help snickering at the funny video.

Komik videoyu görünce gülmemeye çalışamadı.

they were snickering as they watched the prank unfold.

Şakanın nasıl geliştiğini izlerken gizlice gülüyorlardı.

she caught him snickering during the serious meeting.

Ciddi toplantı sırasında ona gizlice güldüğünü yakaladı.

snickering at the mishap, the friends couldn't contain their laughter.

Talihsizliği görünce gizlice gülerek kahkahalarını tutamadılar.

he was snickering quietly, trying not to disturb anyone.

Kimseyi rahatsız etmemeye çalışarak sessizce gizlice gülüyordu.

she felt embarrassed after snickering at her friend's mistake.

Arkadaşının hatasına gizlice güldükten sonra utandığını hissetti.

the audience was snickering at the comedian's witty remarks.

Seyirciler, komedyenin zekice yorumlarına gizlice gülüyordu.

he tried to hide his snickering, but it was too obvious.

Gizlice gülmeye çalıştı ama çok belliydi.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now