solitarily

[US]/ˈsɒlɪtərɪli/
[UK]/ˈsɑːlɪtərɪli/
Frequency: Very High

Translation

adv. yalnız; yalnızlık içinde; kendi başına; yalnız bir şekilde

Phrases & Collocations

solitarily living

yalnız yaşamak

solitarily wandering

yalnız gezinmek

solitarily reflecting

yalnız düşünmek

solitarily exploring

yalnız keşfetmek

solitarily working

yalnız çalışmak

solitarily thinking

yalnız düşünmek

solitarily observing

yalnız gözlemlemek

solitarily traveling

yalnız seyahat etmek

solitarily reading

yalnız okumak

solitarily enjoying

yalnız keyif almak

Example Sentences

he prefers to live solitarily in the mountains.

o dağlarda yalnız yaşamak tercih ediyor.

she often walks solitarily along the beach at sunset.

o gün batımında sahilde sık sık yalnız başına yürür.

he solitarily reflected on his life choices.

o yalnız başına hayatının seçimlerini düşündü.

living solitarily can sometimes lead to loneliness.

Yalnız yaşamak bazen yalnızlığa yol açabilir.

she enjoys reading solitarily in her favorite chair.

o en sevdiği koltukta yalnız başına kitap okumaktan keyif alır.

he solitarily traveled across the country.

o ülkeyi yalnız başına gezdi.

animals in the wild often live solitarily.

Vahşi hayvanlar genellikle yalnız yaşarlar.

she solitarily painted in the quiet of her studio.

o stüdyosunun sessizliğinde yalnız başına resim çizdi.

he prefers to think solitarily before making decisions.

o karar vermeden önce yalnız başına düşünmeyi tercih ediyor.

some people thrive when they work solitarily.

Bazı insanlar yalnız çalışırken gelişirler.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now