| Plural | solitarinesses |
deep solitariness
derin yalnızlık
profound solitariness
derin yalnızlık
inner solitariness
iç yalnızlık
quiet solitariness
sakin yalnızlık
solitariness of life
yaşamın yalnızlığı
solitariness in nature
doğada yalnızlık
solitariness of thought
düşüncenin yalnızlığı
embracing solitariness
yalnızlığı kucaklama
solitariness breeds creativity
yalnızlık yaratıcılığı körükler
solitariness and peace
yalnızlık ve huzur
his solitariness often led him to deep thoughts.
onun yalnızlığı genellikle derin düşüncelere yol açardı.
she embraced her solitariness as a time for self-discovery.
o, yalnızlığını kendini keşfetmek için bir zaman olarak kucakladı.
in moments of solitariness, he found peace.
yalnızlık anlarında, huzur buldu.
solitariness can be both a blessing and a curse.
yalnızlık hem bir nimet hem de bir lanet olabilir.
her solitariness allowed her to focus on her art.
yalnızlığı ona sanatına odaklanma fırsatı verdi.
he often reflected on his solitariness during long walks.
uzun yürüyüşler sırasında yalnızlığını sık sık düşündü.
solitariness can inspire creativity in many artists.
yalnızlık birçok sanatçı için yaratıcılığı teşvik edebilir.
she wrote about her experiences of solitariness in her journal.
yalnızlığının deneyimlerini günlüğüne yazdı.
his solitariness was a choice he made for personal growth.
yalnızlığı, kişisel gelişim için yaptığı bir seçimdi.
solitariness can sometimes lead to profound insights.
yalnızlık bazen derin içgörülere yol açabilir.
deep solitariness
derin yalnızlık
profound solitariness
derin yalnızlık
inner solitariness
iç yalnızlık
quiet solitariness
sakin yalnızlık
solitariness of life
yaşamın yalnızlığı
solitariness in nature
doğada yalnızlık
solitariness of thought
düşüncenin yalnızlığı
embracing solitariness
yalnızlığı kucaklama
solitariness breeds creativity
yalnızlık yaratıcılığı körükler
solitariness and peace
yalnızlık ve huzur
his solitariness often led him to deep thoughts.
onun yalnızlığı genellikle derin düşüncelere yol açardı.
she embraced her solitariness as a time for self-discovery.
o, yalnızlığını kendini keşfetmek için bir zaman olarak kucakladı.
in moments of solitariness, he found peace.
yalnızlık anlarında, huzur buldu.
solitariness can be both a blessing and a curse.
yalnızlık hem bir nimet hem de bir lanet olabilir.
her solitariness allowed her to focus on her art.
yalnızlığı ona sanatına odaklanma fırsatı verdi.
he often reflected on his solitariness during long walks.
uzun yürüyüşler sırasında yalnızlığını sık sık düşündü.
solitariness can inspire creativity in many artists.
yalnızlık birçok sanatçı için yaratıcılığı teşvik edebilir.
she wrote about her experiences of solitariness in her journal.
yalnızlığının deneyimlerini günlüğüne yazdı.
his solitariness was a choice he made for personal growth.
yalnızlığı, kişisel gelişim için yaptığı bir seçimdi.
solitariness can sometimes lead to profound insights.
yalnızlık bazen derin içgörülere yol açabilir.
Explore frequently searched vocabulary
Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!
Download DictoGo Now