solon

[ABD]/'sɔlən/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. bilge kişi; yasama organı.
Word Forms
Pluralsolons

İfadeler ve Kalıplar

Greek solon

Yunan solon

Örnek Cümleler

Solon attach importance to the question of misexplain in“Shuowen Jiezi”, the correction, ascends to make up, the discussion writings of very many.

Solon, “Shuowen Jiezi”de yanlış açıklamalar meselesine önem verdi, düzeltme, oluşturmak için yükselme, çok sayıda tartışma yazıları.

The solon proposed a new bill in parliament.

Solon, parlamento'da yeni bir yasa tasarısı önerdi.

The solon is known for her progressive views on social issues.

Solon, sosyal konulardaki ilerici görüşleriyle tanınıyor.

The solon delivered a powerful speech on climate change.

Solon, iklim değişikliği hakkında etkili bir konuşma yaptı.

The solon worked tirelessly to advocate for education reform.

Solon, eğitim reformunu savunmak için yorulmak bilmeden çalıştı.

The solon was re-elected for another term in office.

Solon, görevde başka bir süre için yeniden seçildi.

The solon collaborated with other lawmakers to pass the new legislation.

Solon, yeni yasayı çıkarmak için diğer yasama üyeleriyle işbirliği yaptı.

The solon's efforts led to significant changes in healthcare policy.

Solon'un çabaları, sağlık politikalarında önemli değişikliklere yol açtı.

The solon's speech resonated with many constituents in the district.

Solon'un konuşması, ilçedeki birçok seçmenle yankılandı.

The solon's integrity and dedication to public service are commendable.

Solon'un dürüstlüğü ve kamu hizmetine olan bağlılığı takdire şayan.

The solon's influence extends beyond party lines.

Solon'un etkisi, partiler ötesine uzanıyor.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir