squishing

[US]/ˈskwɪʃɪŋ/
[UK]/ˈskwɪʃɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

v. bir şeyi sıkıştırma veya ezme eylemi; gıcırtılı bir sesle yürümek

Phrases & Collocations

squishing bugs

böcekleri sıktırmak

squishing grapes

üzümleri sıktırmak

squishing fruit

meyveleri sıktırmak

squishing foam

köpüğü sıktırmak

squishing mud

çamuru sıktırmak

squishing paper

kağıdı sıktırmak

squishing clay

kilini sıktırmak

squishing jelly

jelyi sıktırmak

squishing dough

hamuru sıktırmak

squishing sponge

süngeri sıktırmak

Example Sentences

the child was squishing the playdough with his hands.

Çocuğun elleriyle oyun hamurunu sıktığı görülüyordu.

she felt a sense of satisfaction while squishing the ripe berries.

Olgun meyveleri sıktığı sırada bir tatmin duygusu hissetti.

he was squishing the bug between his fingers.

Parmakları arasında böceği sıkıyordu.

the kids were squishing the mud between their toes.

Çocuklar parmakları arasına çamuru sıkıyorlardı.

squishing the sponge made it easier to clean the table.

Süngeri sıkmak masayı temizlemeyi kolaylaştırdı.

she was squishing the marshmallow in her hot chocolate.

Kakao çorbasında beze şekerini sıkıyordu.

the artist enjoyed squishing the paint on the canvas.

Sanatçı tuval üzerine boyayı sıkmaktan keyif aldı.

he couldn't stop squishing the stress ball during the meeting.

Toplantı sırasında stres topunu sıkmayı durduramadı.

they were squishing the plastic bottles for recycling.

Geri dönüşüm için plastik şişeleri sıkıyorlardı.

squishing the jelly made a funny sound.

Jöleyi sıkmak garip bir ses çıkardı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now