stalenesses

Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. hayal kırıklığı, tatsızlık, yolsuzluk

Örnek Cümleler

The bread had lost its freshness and was starting to show signs of staleness.

Ekmek tazeliğini kaybetmiş ve bayatlamanın belirtilerini göstermeye başlamıştı.

The staleness of the air in the room made it hard to breathe.

Odadaki havanın bayatlaması nefes almayı zorlaştırıyordu.

The staleness of the jokes made the audience lose interest quickly.

Şakaların bayatlaması, izleyicilerin ilgisini hızla kaybetmesine neden oldu.

She could feel the staleness of the relationship creeping in.

İlişkinin bayatlamasını hissetmeye başladı.

The staleness of the ideas presented in the meeting was disappointing.

Toplantıda sunulan fikirlerin bayatlaması hayal kırıklığı yarattı.

The staleness of the food in the fridge made her decide to order takeout instead.

Buzdolabındaki yiyeceklerin bayatlaması, bunun yerine dışarıdan yemek sipariş etmesine karar vermesini sağladı.

The staleness of the conversation indicated that it was time to change the topic.

Konuşmanın bayatlaması, konuyu değiştirebileceğini gösteriyordu.

The staleness of the news on the website made her look for more up-to-date sources.

Web sitesindeki haberlerin bayatlaması, daha güncel kaynaklar aramasına neden oldu.

The staleness of the air in the old building made it feel musty and unpleasant.

Eski binadaki havanın bayatlaması, rutubetli ve hoş olmayan bir his yaratmasına neden oldu.

The staleness of the routine made him crave for some excitement in his life.

Rutinlerin bayatlaması, hayatında biraz heyecan arzulamasını sağladı.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir