calm stillwaters
Turkish_translation
stillwater fishing
Turkish_translation
deep stillwaters
Turkish_translation
stillwater lake
Turkish_translation
peaceful stillwaters
Turkish_translation
stillwater pond
Turkish_translation
quiet stillwaters
Turkish_translation
stillwater stream
Turkish_translation
mirror stillwaters
Turkish_translation
still waters run deep, and so does her quiet intelligence.
Yüzeydeki sakin sular derin olur ve onun sessiz zekâsı da öyle.
the stillwaters of the mountain lake reflected the stars perfectly.
Dağ gölünün sakin suları yıldızları mükemmel bir şekilde yansıtıyordu.
he learned that stillwaters often hide the deepest secrets.
O, sakin suların çoğu zaman en derin gizlileri sakladığını öğrendi.
the stillwaters glistened under the moonlight, untouched by wind.
Sakin sular ay ışığında esen rüzgarın etkisinden uzak kalarak parlıyordu.
peaceful stillwaters can teach us the value of inner calm.
Dinç sakin sular, içsel sükunun değerini bize öğretebilir.
the stillwaters in the forest remained motionless, a mirror to nature.
Orman içindeki sakin sular hareketsiz kalarak doğanın bir aynası oluyordu.
sometimes the stillwaters of life give us time to reflect.
Bazen hayatın sakin suları, düşünmeye zaman verir.
deep stillwaters remind us that not everything needs to be turbulent.
Derin sakin sular, her şeyin türbülanslı olması gerektiğini unutmadığımızı hatırlatır.
the stillwaters shimmered with golden light at sunset.
Acı sular, batışta altın ışıkla parıldıyordu.
calm stillwaters invite contemplation and inner peace.
Dinç sakin sular, meditasyon ve içsel sükunun çağrısını yapar.
the ancient stillwaters of the pond had never been disturbed.
Göletin eski sakin suları asla bozulmamıştı.
she preferred the stillwaters of the countryside to the noisy city.
O, gürültülü şehir yerine kırsal alanların sakin sularını tercih ediyordu.
calm stillwaters
Turkish_translation
stillwater fishing
Turkish_translation
deep stillwaters
Turkish_translation
stillwater lake
Turkish_translation
peaceful stillwaters
Turkish_translation
stillwater pond
Turkish_translation
quiet stillwaters
Turkish_translation
stillwater stream
Turkish_translation
mirror stillwaters
Turkish_translation
still waters run deep, and so does her quiet intelligence.
Yüzeydeki sakin sular derin olur ve onun sessiz zekâsı da öyle.
the stillwaters of the mountain lake reflected the stars perfectly.
Dağ gölünün sakin suları yıldızları mükemmel bir şekilde yansıtıyordu.
he learned that stillwaters often hide the deepest secrets.
O, sakin suların çoğu zaman en derin gizlileri sakladığını öğrendi.
the stillwaters glistened under the moonlight, untouched by wind.
Sakin sular ay ışığında esen rüzgarın etkisinden uzak kalarak parlıyordu.
peaceful stillwaters can teach us the value of inner calm.
Dinç sakin sular, içsel sükunun değerini bize öğretebilir.
the stillwaters in the forest remained motionless, a mirror to nature.
Orman içindeki sakin sular hareketsiz kalarak doğanın bir aynası oluyordu.
sometimes the stillwaters of life give us time to reflect.
Bazen hayatın sakin suları, düşünmeye zaman verir.
deep stillwaters remind us that not everything needs to be turbulent.
Derin sakin sular, her şeyin türbülanslı olması gerektiğini unutmadığımızı hatırlatır.
the stillwaters shimmered with golden light at sunset.
Acı sular, batışta altın ışıkla parıldıyordu.
calm stillwaters invite contemplation and inner peace.
Dinç sakin sular, meditasyon ve içsel sükunun çağrısını yapar.
the ancient stillwaters of the pond had never been disturbed.
Göletin eski sakin suları asla bozulmamıştı.
she preferred the stillwaters of the countryside to the noisy city.
O, gürültülü şehir yerine kırsal alanların sakin sularını tercih ediyordu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir