stolidities

[US]/stəˈlɪdɪtiz/
[UK]/stəˈlɪdəˌtiz/

Translation

n. duygusuz olma durumu; duygu veya his eksikliği

Phrases & Collocations

stolidities abound

katılıklar yaygın

stolidities prevail

katılıklar hakim

stolidities observed

katılıklar gözlemlendi

stolidities revealed

katılıklar ortaya çıktı

stolidities expressed

katılıklar ifade edildi

stolidities noted

katılıklar not edildi

stolidities examined

katılıklar incelendi

stolidities questioned

katılıklar sorgulandı

stolidities challenged

katılıklar sorgulandı

stolidities discussed

katılıklar tartışıldı

Example Sentences

his stolidities made it hard for him to connect with others.

Onun katılığı, başkalarıyla bağlantı kurmasını zorlaştırdı.

despite her stolidities, she had a kind heart.

Katılığına rağmen, kalbi iyiydi.

stolidities can sometimes be mistaken for strength.

Katılık bazen güç olarak yorumlanabilir.

his stolidities were a barrier in his relationships.

Onun katılığı ilişkilerinde bir engeldi.

people often misinterpret stolidities as indifference.

İnsanlar genellikle katılığı kayıtsızlık olarak yorumlar.

her stolidities did not reflect her true emotions.

Onun katılığı gerçek duygularını yansıtmıyordu.

stolidities can hinder effective communication.

Katılık etkili iletişimi engelleyebilir.

he tried to hide his stolidities behind a smile.

Gülümayacaklarının arkasına katılığı gizlemeye çalıştı.

understanding stolidities can lead to better empathy.

Katılığı anlamak daha iyi empatiye yol açabilir.

her stolidities were often a source of frustration for her friends.

Onun katılığı genellikle arkadaşlarının hayal kırıklığına neden olurdu.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now