strangulates

[ABD]/ˈstræŋɡjʊleɪts/
[İngiltere]/ˈstræŋɡjəˌleɪts/

Çeviri

v. boğazı sıkarak öldürmek

İfadeler ve Kalıplar

strangulates the flow

akışı boğar

strangulates the economy

ekonomiyi boğar

strangulates the growth

büyümeyi boğar

strangulates the market

piyasayı boğar

strangulates the competition

rekabeti boğar

strangulates creativity

yaratıcılığı boğar

strangulates innovation

yeniliği boğar

strangulates the spirit

ruhu boğar

strangulates the voice

sesi boğar

strangulates the freedom

özgürlüğü boğar

Örnek Cümleler

the rising smoke strangulates the air quality in the city.

Yükselen duman, şehrin hava kalitesini boğuyor.

his tight grip strangulates her ability to breathe.

Sıkı tutuşu, nefes alma yeteneğini kısıtlıyor.

the weeds strangulates the growth of the flowers.

Yabani otlar, çiçeklerin büyümesini engelliyor.

the oppressive rules strangulates creativity in the workplace.

Bastırıcı kurallar, iş yerinde yaratıcılığı kısıtlıyor.

excessive regulations strangulates small businesses.

Aşırı düzenlemeler, küçük işletmeleri kısıtlıyor.

fear of failure often strangulates one's potential.

Başarısızlık korkusu, çoğu zaman birinin potansiyelini kısıtlar.

the lack of sunlight strangulates the plant's growth.

Güneş ışığının eksikliği, bitkinin büyümesini kısıtlıyor.

negative thoughts can strangulates your happiness.

Olumsuz düşünceler mutluluğunuzu kısıtlayabilir.

overcrowding in the city strangulates public services.

Şehirdeki aşırı kalabalık, kamu hizmetlerini kısıtlıyor.

his excessive control strangulates her independence.

Aşırı kontrolü, onun bağımsızlığını kısıtlıyor.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir