sublimely beautiful
muhteşem güzellikte
sublimely talented
muhteşem yetenekli
sublimely elegant
muhteşem zarif
sublimely romantic
muhteşem romantik
Fragrant Patchouli, Orange Oil and natural Pumice work together to leave skin awakened, invigorated and sublimely soft with a natural glow.
Parfümlü Patchouli, Portakal Yağı ve doğal Pumice, cildin uyanık, canlanmış ve doğal bir parlaklıkla lekesiz yumuşak kalması için birlikte çalışır.
Though damming has reduced the falls to one roaring rapid, it remains a 'sublimely grand specticle.
Baraj yaptırma, şelaleyi tek bir gürültülü akıntıya düşürmüş olsa da, 'muhteşem bir manzara' olmaya devam ediyor.
The painting was sublimely beautiful.
Tablo müthiş derecede güzeldi.
She sang sublimely, captivating the audience.
Müthiş bir şekilde şarkı söyledi, seyirciyi büyüledi.
The sunset was sublimely breathtaking.
Gün batımı müthiş derecede nefes kesiciydi.
The orchestra played sublimely, filling the hall with music.
Orkestra müthiş bir şekilde çaldı, salonu müzikle doldurdu.
His performance was sublimely flawless.
Performansı kusursuzca müthişti.
The architecture of the building was sublimely elegant.
Binanın mimarisi müthiş derecede zarifti.
The dessert was sublimely delicious, leaving everyone wanting more.
Tatlı müthiş derecede lezzetliydi, herkes daha fazlasını istiyordu.
The novel was sublimely written, drawing readers in from the first page.
Roman müthiş bir şekilde yazılmıştı, okuyucuları ilk sayfadan kendine çekiyordu.
Her dance moves were sublimely graceful and fluid.
Dans hareketleri müthiş derecede zarif ve akıcıydı.
The view from the mountaintop was sublimely stunning.
Dağdan manzara müthiş derecede büyüleyiciydi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir