sulkiness

[US]/ˈsʌlkɪnəs/
[UK]/ˈsʌlkɪnəs/

Translation

n. suratsız olma durumu; huysuz veya keyifsiz bir tavır
Word Forms

Phrases & Collocations

sulkiness behavior

mızmızlanma davranışı

sulkiness mood

mızmızlanma ruh hali

sulkiness expression

mızmızlanma ifadesi

sulkiness attitude

mızmızlanma tutumu

sulkiness moment

mızmızlanma anı

sulkiness phase

mızmızlanma dönemi

sulkiness reaction

mızmızlanma tepkisi

sulkiness display

mızmızlanma sergisi

sulkiness issue

mızmızlanma sorunu

sulkiness tendency

mızmızlanma eğilimi

Example Sentences

her sulkiness was evident after the argument.

tartışmadan sonra huysuzluğu belirgindi.

the child's sulkiness made it hard to enjoy the outing.

çocuğun huysuzluğu geziden keyif almayı zorlaştırdı.

he often expresses his sulkiness through silence.

genellikle huysuzluğunu sessizlikle ifade eder.

her sulkiness was a sign that something was wrong.

onun huysuzluğu bir şeylerin yanlış olduğunun bir işaretiydi.

they tried to cheer her up, but her sulkiness persisted.

onu neşelendirmeye çalıştılar, ancak huysuzluğu devam etti.

his sulkiness often leads to misunderstandings.

onun huysuzluğu genellikle yanlış anlaşılmalara yol açar.

after the news, a wave of sulkiness swept through the group.

haberden sonra, huysuzluk dalgası grup arasında yayıldı.

she tried to hide her sulkiness, but it was clear to everyone.

huysuzluğunu gizlemeye çalıştı, ancak herkes için açık olduğu belliydi.

his sulkiness affected the mood of the entire room.

onun huysuzluğu tüm odanın havasını etkiledi.

understanding her sulkiness can help improve their relationship.

onun huysuzluğunu anlamak ilişkilerini iyileştirmeye yardımcı olabilir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now