sultanates

[US]/ˈsʌltənət/
[UK]/ˈsʌltənɪt/
Frequency: Very High

Translation

n. sultan tarafından yönetilen ofis veya bölge; bir İslam monarşisinin alanı veya pozisyonu

Phrases & Collocations

islamic sultanate

İslami sultanlık

omani sultanate

Umman sultanlığı

historic sultanate

Tarihi sultanlık

malayan sultanate

Malay sultanlığı

arab sultanate

Arap sultanlığı

persian sultanate

Fars sultanlığı

former sultanate

Eski sultanlık

coastal sultanate

Sahil sultanlığı

regional sultanate

Bölgesel sultanlık

medieval sultanate

Orta Çağ sultanlığı

Example Sentences

the sultanate was known for its rich cultural heritage.

sultanlık, zengin kültürel mirasıyla tanınıyordu.

many travelers visit the sultanate for its beautiful landscapes.

birçok gezgin, güzel manzaraları nedeniyle sultanlığı ziyaret ediyor.

the sultanate's economy relies heavily on trade.

sultanlığın ekonomisi büyük ölçüde ticarete dayanıyor.

in the sultanate, traditional music plays a significant role.

sultanlıkta geleneksel müzik önemli bir rol oynuyor.

the sultanate has a unique political system.

sultanlığın kendine özgü bir siyasi sistemi var.

tourism is a vital part of the sultanate's development.

turizm, sultanlığın kalkınmasının hayati bir parçasıdır.

the sultanate's festivals attract visitors from around the world.

sultanlığın festivalleri dünyanın dört bir yanından ziyaretçileri cezbediyor.

artisans in the sultanate produce exquisite handicrafts.

sultanlıktaki zanaatkarlar zarif el sanatları üretiyor.

the sultanate's history is filled with fascinating stories.

sultanlığın tarihi büyüleyici hikayelerle dolu.

education in the sultanate is a priority for the government.

sultanlıkta eğitim, hükümet için bir önceliktir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now