supplicant

[ABD]/'sʌplɪkənt/
[İngiltere]/'sʌplɪkənt/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

adj. yalvaran
n. dilekçe veren kişi

Örnek Cümleler

a supplicant message for help

yardım için yalvaran bir mesaj

The supplicant knelt before the altar, praying for forgiveness.

Aminci, bağışlanma için yalvararak sunağın önünde diz çöktü.

She approached the king as a supplicant, begging for his mercy.

O, merhameti için onundan dilenen bir aminci olarak krala yaklaştı.

The supplicant's voice trembled as he pleaded for help.

Amincinin sesi yardım için yalvarırken titredi.

The supplicant's eyes were filled with desperation as she begged for assistance.

Amincinin gözleri yardım için yalvarırken çaresizlikle doluydu.

He stood before the judge, a supplicant for justice.

O, adalet için bir aminci olarak hakimin önünde durdu.

The supplicant's hands were clasped in prayer as she sought guidance.

Amincinin elleri rehberlik ararken dua ile kenetlenmişti.

The supplicant's plea fell on deaf ears as the ruler remained unmoved.

Amincinin yakarımı duymazdan geldi ve hükümdar kayıtsız kaldı.

She approached the oracle as a supplicant, seeking answers to her questions.

O, sorularına cevaplar arayarak bir aminci olarak kahinlere yaklaştı.

The supplicant's face was streaked with tears as he begged for clemency.

Amincinin yüzü, af dilemesi için gözyaşıyla çizilmişti.

The supplicant's heart was heavy with sorrow as he asked for guidance.

Amincinin kalbi, rehberlik istemesi için kederle ağırlaştı.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir