swaggering

[US]/ˈswæɡərɪŋ/
[UK]/ˈswæɡərɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

adj. çok kendinden emin ve gururlu bir şekilde yürüyen veya davranan

Phrases & Collocations

swaggering attitude

kendine güvenli tavır

swaggering walk

kendine güvenli yürüyüş

swaggering style

kendine güvenli tarz

swaggering confidence

kendine güvenli özgüven

swaggering presence

kendine güvenli varlık

swaggering behavior

kendine güvenli davranış

swaggering charm

kendine güvenli çekicilik

swaggering demeanor

kendine güvenli duruş

swaggering pride

kendine güvenli gurur

swaggering flair

kendine güvenli zarafet

Example Sentences

he walked into the room, swaggering with confidence.

Odaya güvenle hava atarak girdi.

she had a swaggering attitude that turned heads.

Boynu bükmeden bir tavrı vardı ve başları döndürüyordu.

the team celebrated their victory, swaggering around the field.

Takım galibiyetlerini kutladı ve sahada hava atarak dolaştı.

his swaggering personality made him popular at parties.

Kendinden emin kişiliği sayesinde partilerde popülerdi.

the actor arrived at the premiere, swaggering down the red carpet.

Oyuncu galaya geldi ve kırmızı halıda hava atarak indi.

they entered the bar, swaggering like they owned the place.

Bara girdi ve sanki yeri kendelerine ait gibi hava attılar.

with a swaggering grin, he told his story to the crowd.

Kendinden emin bir gülümsemeyle hikayesini kalabalığa anlattı.

the politician was known for his swaggering speeches.

Politikacı, hava atarak yaptığı konuşmalarıyla tanınıyordu.

she walked with a swaggering gait that exuded self-assurance.

Kendine güveni yayan, hava atarak yürüdü.

his swaggering style of dress made him stand out in the crowd.

Kendinden emin giyim tarzı onu kalabalığın içinde öne çıkardı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now