swanking

[US]/ˈswæŋkɪŋ/
[UK]/ˈswæŋkɪŋ/

Translation

v. övünmek veya gösteriş yapmak

Phrases & Collocations

swanking around

etrafa hava atma

swanking off

havalı görünme

swanking it

havalı olma

swanking about

etrafa hava atma

swanking style

havalı tarz

swanking show

havalı gösteri

swanking life

havalı hayat

swanking outfit

havalı kıyafet

swanking attitude

havalı tavır

swanking event

havalı etkinlik

Example Sentences

he was swanking about his new car.

Yeni arabasıyla övünüyordu.

she loves swanking at parties.

Partilerde övünmekten hoşlanıyor.

they were swanking around the city in designer clothes.

Tasarımcı kıyafetlerle şehirde gösteriş yapıyorlardı.

stop swanking and just be yourself.

Gösteriş yapmayı bırakın ve kendiniz olun.

he's always swanking about his wealth.

Her zaman zenginliğiyle övünür.

she can't help swanking whenever she's praised.

Övgü aldığında övünmekten kendini alamıyor.

swanking in front of others is not classy.

Başkalarının önünde gösteriş yapmak şık değildir.

they were swanking their achievements at the conference.

Başarılarını konferansta sergiliyorlardı.

he caught her swanking about her promotion.

Onu terfisi hakkında övünürken yakaladı.

swanking can sometimes alienate your friends.

Gösteriş yapmak bazen arkadaşlarınızı yabancılaştırabilir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now