swigging

[US]/ˈswɪɡɪŋ/
[UK]/ˈswɪɡɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

v. büyük yudumlarla bir şey içmek

Phrases & Collocations

swigging beer

birayı yudumlamak

swigging whiskey

viskiyi yudumlamak

swigging coffee

kahveyi yudumlamak

swigging soda

şekerli içeceği yudumlamak

swigging juice

meyve suyunu yudumlamak

swigging water

suyu yudumlamak

swigging tea

çayı yudumlamak

swigging rum

romu yudumlamak

swigging wine

şarabı yudumlamak

swigging spirits

damıtılmış içkileri yudumlamak

Example Sentences

he was swigging a cold beer at the party.

partide soğuk bir bira yudumluyordu.

after the workout, she enjoyed swigging water.

antrenmandan sonra, su yudumlamaktan keyif aldı.

they were swigging whiskey by the campfire.

kamp ateşinin yanında viski yudumluyorlardı.

swigging from the bottle, he felt carefree.

şişeden yudumlayarak kendini rahat hissetti.

she was swigging juice while watching tv.

tv izlerken meyve suyu yudumluyordu.

they spent the evening swigging cocktails at the bar.

akşamı barda kokteyl yudumlayarak geçirdiler.

he was swigging soda during the game.

oyun sırasında meşrubat yudumluyordu.

swigging from a flask, he warmed up in the cold.

termosundan yudumlayarak soğukta ısındı.

she caught him swigging straight from the bottle.

onları doğrudan şişeden yudumlarcasını yakaladı.

after a long day, he enjoyed swigging some wine.

uzun bir günün ardından biraz şarap yudumlamaktan keyif aldı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now