taradiddles

[US]/ˌtærəˈdɪdəl/
[UK]/ˌtɛrəˈdɪdəl/

Translation

n. önemsiz veya küçük bir yalan; bir yalan, övünme veya saçmalık

Phrases & Collocations

taradiddle tale

taradiddle masalı

little taradiddle

küçük taradiddle

taradiddle story

taradiddle hikayesi

tall taradiddle

uzun taradiddle

taradiddle nonsense

taradiddle saçmalığı

taradiddle fib

taradiddle yalanı

pure taradiddle

saf taradiddle

taradiddle claim

taradiddle iddiası

classic taradiddle

klasik taradiddle

taradiddle remark

taradiddle yorumu

Example Sentences

his story about winning the lottery was just a taradiddle.

Oyun bileti kazanma hikayesi sadece bir masaldı.

don't believe her taradiddle about traveling to mars.

Mars'a seyahat ettiğine dair onun masalına inanmayın.

she often tells taradiddles to entertain her friends.

Arkadaşlarını eğlendirmek için sık sık masallar anlatır.

the child's taradiddle about monsters under the bed made us laugh.

Çocuğun yatağın altındaki canavarlar masalı bizi güldürdü.

his claim of being a superhero is nothing but a taradiddle.

Süper kahraman olduğuna dair iddiası sadece bir masaldan ibarettir.

she dismissed his taradiddle as mere fantasy.

Onun masalını sadece bir hayal ürünü olarak değerlendirdi.

they filled the conversation with taradiddles and laughter.

Konuşmayı masallarla ve kahkahalarla doldurdular.

his elaborate taradiddle fooled everyone at the party.

Onun karmaşık masalı partideki herkesi kandırdı.

she loves to weave taradiddles into her storytelling.

Anlatıcılığına masallar eklemeyi sever.

that tall tale was just a taradiddle meant to impress.

O abartılı hikaye sadece etkilemek için söylenen bir masaldı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now