tarnishes

[US]/ˈtɑːnɪʃɪz/
[UK]/ˈtɑrnɪʃɪz/
Frequency: Very High

Translation

n. lekeler veya kusurlar; parlaklık eksikliği
v. parlaklığı kaybetmek (genellikle metal); matlaşmak; lekelemek veya zarar vermek

Phrases & Collocations

tarnishes reputation

itibarı zedeler

tarnishes image

imajı zedeler

tarnishes trust

güveni zedeler

tarnishes brand

markayı zedeler

tarnishes character

karakteri zedeler

tarnishes legacy

mirası zedeler

tarnishes honor

onuru zedeler

tarnishes credibility

inandırıcılığı zedeler

tarnishes achievements

başarıları zedeler

tarnishes goodwill

iyi niyeti zedeler

Example Sentences

the scandal tarnishes the reputation of the organization.

skandal, organizasyonun itibarını zedeler.

his careless remarks tarnish his otherwise good character.

onun dikkatsiz yorumları, aksi takdirde iyi olan karakterini zedeler.

the lack of transparency tarnishes public trust.

şeffaflık eksikliği, kamuoyunun güvenini zedeler.

years of neglect have tarnished the building's beauty.

yıllarca ihmal, binanın güzelliğini zedelemiştir.

her actions tarnish the legacy of her family.

onun eylemleri, ailesinin mirasını zedeler.

gossip can quickly tarnish a person's image.

dedikodular, bir kişinin imajını hızla zedebilir.

the poor performance tarnishes the team's chances of winning.

zayıf performans, takımın kazanma şansını zedeler.

dishonesty can tarnish a professional career.

dürüstlük eksikliği, profesyonel bir kariyere zarar verebilir.

environmental pollution tarnishes the beauty of nature.

çevresel kirlilik, doğanın güzelliğini zedeler.

his past mistakes tarnish his current achievements.

onun geçmiş hataları, mevcut başarılarını zedeler.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now