taty

[ABD]/ˈteɪti/
[İngiltere]/ˈteɪti/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

adj.(informal) sıkı; şık
n.(informal) sıkı ya da şık olma durumu
Kelime Biçimleri
Pluraltaties

Örnek Cümleler

the old house had a rather tatty appearance with peeling paint and broken windows.

Eski ev, soyulmuş boyaları ve kırık pencereleriyle oldukça tatlı bir görünümü vardı.

she wore a tatty coat that had seen better days.

Tatlı bir kaban giyiyordu ki o kaban daha iyi günler görmüştü.

the tatty furniture in the attic needed to be replaced.

Çatıdaki tatlı mobilyaların değiştirilmesi gerekiyordu.

the neighborhood had become increasingly tatty over the years.

Şehir, yıllar içinde giderek daha tatlı hale gelmişti.

his tatty sneakers were held together with duct tape.

Tatlı spor ayakkabıları, bantla bir arada tutuluyordu.

the tatty curtains hung crookedly on the windows.

Tatlı perde, pencerelerde eğik şekilde asılıyordu.

the once-grand building now looked quite tatty and neglected.

Daha önce büyük bir bina olan yapı artık oldukça tatlı ve ihmal edilmiş görünüyordu.

she felt tatty compared to the elegantly dressed guests.

İnce giyimli misafirlerle kıyaslandığında tatlı hissediyordu.

the tatty sign wobbled in the wind above the old shop.

Eski mağazanın üzerindeki tatlı levha rüzgarla sallanıyordu.

despite its tatty exterior, the restaurant served excellent food.

Tatlı dış görünümüne rağmen, restoran harika yemek servis ediyordu.

his tatty notebook was filled with important notes.

Tatlı not defteri önemli notlarla doluydu.

the tatty carpet in the hallway needed deep cleaning.

Merdiven boşluğundaki tatlı halonun derin temizliği gerekiyordu.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir