tempering steel
çeliğin tavlanması
tempering chocolate
çikolatanın tavlanması
tempering effects
tavlama etkileri
tempering process
tavlama işlemi
tempering temperature
tavlama sıcaklığı
tempering agent
tavlama ajanı
tempering method
tavlama yöntemi
tempering time
tavlama süresi
tempering technique
tavlama tekniği
tempering behavior
tavlanma davranışı
tempering steel improves its strength.
çeliğin temperlenmesi mukavemetini artırır.
he is tempering his expectations for the project.
proje için beklentilerini dizginliyor.
she believes in tempering ambition with patience.
hırsı sabırla dizginlemenin önemini biliyor.
tempering emotions can lead to better decisions.
duyguları dizginlemek daha iyi kararlar vermeye yol açabilir.
they are tempering their criticism to avoid conflict.
çatışmayı önlemek için eleştirilerini hafifletiyorlar.
the chef is tempering the chocolate for the dessert.
şef tatlı için çikolatayı temperliyor.
tempering fear with knowledge can empower individuals.
bilgiyle korkuyu dizginlemek bireyleri güçlendirebilir.
he is tempering his enthusiasm for the new job.
yeni iş için coşkusunu dizginliyor.
she is tempering her response to the criticism.
eleştiriye tepkisini dizginliyor.
tempering the heat will improve the cooking process.
ısıyı dizginlemek pişirme işlemini iyileştirecektir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir