The thinness of the wire was a great problem.
Teldeki incelik büyük bir problemdi.
She was always conscious of her thinness and tried to gain weight.
Kendisinin zayıflığının farkındaydı ve kilo almaya çalıştı.
The fabric of the dress highlighted her thinness.
Elbisenin kumaşı zayıflığını ortaya çıkardı.
His thinness was due to a strict diet and exercise regimen.
Onun zayıflığı, sıkı bir diyet ve egzersiz rejimine bağlıydı.
The doctor advised her to address her thinness through a balanced diet.
Doktor, dengeli bir beslenme yoluyla zayıflığını ele almasını önerdi.
The model's thinness was praised in the fashion industry.
Modelin zayıflığı moda endüstrisinde övülüyordu.
Her thinness made her susceptible to cold weather.
Zayıflığı onu soğuk havaya karşı hassas hale getirdi.
People often associate thinness with beauty in some cultures.
Bazı kültürlerde insanlar genellikle zayıflığı güzellikle ilişkilendirirler.
The actress maintained her thinness for a role in a movie.
Oyuncu, bir filmdeki bir rol için zayıflığını korudu.
His thinness was a result of a medical condition.
Onun zayıflığı, tıbbi bir durumun sonucuydur.
The doctor recommended a check-up to determine the cause of her thinness.
Doktor, zayıflığının nedenini belirlemek için bir muayene önerdi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir