tidying

[US]/ˈtaɪdiɪŋ/
[UK]/ˈtaɪdiɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

v. düzenli ve temiz hale getirmek; organize etmek veya düzenlemek; eşyaları sıraya koymak

Phrases & Collocations

tidying up

düzenleme

tidying room

odaları toplama

tidying space

alanı toplama

tidying desk

masa toplama

tidying clothes

giysileri toplama

tidying books

kitapları toplama

tidying toys

oyuncakları toplama

tidying kitchen

mutfağı toplama

tidying garage

garajı toplama

tidying office

ofisi toplama

Example Sentences

she spent the afternoon tidying her room.

O, odasını temizleyerek öğleden sonrayı geçirdi.

he is always tidying up after his kids.

O, çocuklarının ardından her zaman düzenliyor.

tidying the house is part of her daily routine.

Evi temizlemek, günlük rutininin bir parçası.

they started tidying the garden before the guests arrived.

Misafirler gelmeden bahçeyi temizlemeye başladılar.

she finds tidying therapeutic after a long day.

Uzun bir günün ardından temizlemek onun için terapötik oluyor.

we need to spend some time tidying the office.

Ofisi temizlemek için biraz zaman ayırmamız gerekiyor.

he enjoys tidying his workspace every morning.

O, çalışma alanını her sabah temizlemekten hoşlanıyor.

tidying up can help clear your mind.

Düzenlemek zihninizi açmanıza yardımcı olabilir.

she taught her children the importance of tidying.

O, çocuklarına temizliğin önemini öğretti.

after tidying, the room looked much better.

Temizlikten sonra oda çok daha iyi görünüyordu.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now